Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Can AksınCan Aksın

Zincire vurulur mu sesin...

14 Ocak 2013, Pazartesi - 18:05
Hoş geldin ölüm
bir eski kan mıdır
üzerine dökülmüş duran
ve solgun bir gül tazeliğiyle
bir eski göz ağrısını andıran
Biliyorum
kıramaz ışığını mutlaka
orada
o dağ evinde
bir nehir kıyısında
ölülerin
toprak kokusu sinen bedenlerine,
denize karşı bir sokakta
yani bir akasyanın altında
vurulan
ve şavkıyan ölülerin.
Bir kasabanın izini süren
savaşçıların ve ölülerin
varlığının ölümsüz çiçeği boy atarken kıraçta
hayata karşı koyan gücün
kıramaz ışığını mutlaka
ölülerin
o kutsal ölülerin.
İşte bir dağ gülü
bir grevi anlatır sessizce
"Bir silahtı
kuşandı işçiler üzerine
bir geceyarısı Ereğli'de
Bursa'da sabaha karşı..."
Zincire vurulur mu sesi
gür ve namuslu sesi
sokak aralarında, duvar diplerinde
kuytu bir köşede
bir bekar odasında
sevdalı çiçekler yaratan ölülerin.
Zincire vurulur mu sesin
rüzgarı okşayan sesin
büyür
ve yankılanır doruğunda dağların.
Ey!... varlığının toprağını süren savaşçı
nice filizler boy atıyor ardından
alınteri
emeğin namusu
bin yaratıp bir almanın hıncıyla
beslenen toprakta.
nice filizler boy atıyor.
Bu bizim yüreğimiz
eski korkulardan süzülmüş,
namluların
ve süngülerin gölgesinde büyümüş
bir ilkyaz sevinciyle
adıyor kendini çiçeklere ve kırlara
kandan dağlar ve yıkıntılar üzerinde
adıyor kendini ölülere
bırakırken rüzgarın çığlığına sesini
soylu bir namusu yükselten sesini
sabah serinliği düşüyor yollara.
Can Aksın
(Yeni a dergisi, Aralık 1973)