Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Zalimin zulmu, yazarın kalemi...

26 Eylül 2011, Pazartesi - 16:23
Guti'nin durumu belli oldu

Ve futbol için her şey müsait İnönü’de..
Antalya’nın hocası Mehmet Özdilek’i Beşiktaş taraftarı bağrına basıyor.
Carvalhal ve Özdilek kucaklaşıyor İnönü’nün orta yerinde.. Ne güzel..!!
Seyirci yine az Beşiktaş için..
Bu arada bir gerçek daha ortaya çıkıyor.
Biletlerin Pahalı Olduğu..!!
Çünkü, tribünlerin pahalı olan bölümleri boş kalırken, ESKİ AÇIK dolu.
Demek ki Beşiktaşlı maça gelmek istiyor ama biletler pahalı, gelemiyor..
Yönetimin bu sese kulak vermesi gerekiyor..
Beşiktaş ilk yarıya deniz tarafındaki kalede başlıyor.
Siyah Beyazlı ekip teknik adamı Carlos arkadaş, koşan bir takım sahaya sürmüş.
Ve 8. dakikada Veli’nin düşürülmesiyle penaltı kazandı Beşiktaş.
Ve Simao’ya da bu golü atmak düştü.. 1-0 oldu maçın başında.
Her gün gelen şehit haberlerine Siyah Beyazlı taraftarlar duyarsız değil.
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye tepkilerini dile getiriyorlar.
Guti’nin bir daha takıma alınmaması beni düşündürüyor doğrusu.
İlk 18 bile son ana kadar açıklanmadı.
Belli ki görüşmeler sürdü.. “Devletler arası görüşme” gibi..!!
Hoca da çok koşan görünümlü bir takım kurarak yönetime işaret vermiş gibi görünüyor.
Oysa “Guti gibi oyuncu kazanılsa bu takıma çok şey kazandırır” diye düşünüyorum..
Hayal bu ya, hoca Guti’yi Stockcity’e saklıyor..
Yersen tabii..
Bu arada 27. dakikada Necip sağ çaprazdan öyle bir gol kaçırdı ki.. Ağlarsınız..
Hakem Fırat Aydunus ile Necati’nin sahanın ortasındaki uzun muhabbeti beni güldürüyor..
28. dakikada Antalya’nın üst üste geliştirdiği 2 atakta Beşiktaş ipten dönüyor.
Hele hele ilk atakta, 3 Antalyalının topa vuramaması Kara kartal için bir şans anıydı.
Bu pozisyonları Stockcity’e verirlerse karalar bağlarız vallahi..!!
36. dakikada Antalya’nın korner topunu kapan Simao yaklaşık 33 metre topu sürdü ve Veli’ye şahane bir pas atı.. Veli kaleye vurdu, top yandan dışarı çıktı elbet..
Oysa kafasını kaldırıp sağına baksaydı Simao ve Holosko’nun deli gibi depar attıklarını görebilirdi. İkinci gol o kadar yakındı ki..
Burhan Akdağ’a “Takım nasıl..?” diye soruyorum o da bana;
“Şu an sahada koşan bir takım var ama YARATICI YOK” diyor.
Buraya dikkat!!
YARATICI yani Kreatif futbolcu yok..
Ya işte, Guti gibi bir futbolcu işte bu yüzden lazım bu takıma..!!
Koş babam koş..
Hipodromda da koşan çook tay var..!!
Unutmayın ki onlar sadece koşarlar.. Sadece derece yapmak için elbet..!!
Futbolda ise sadece koşmak çok bir yarar getirmez adama, yaratıcılık şarttır..
Bu yüzden Carvalhal inadı bırakıp, Guti’yi takıma kazandırmalıdır arkadaş..
İnanın böyle giderse Beşiktaş’ın işi zor.
Düşünün baskı altında bile değil Beşiktaş..
O kadar rahat bir havada top oynuyor ki.. Ama etkisiz..
Bu oyun ilerisi için umut vermiyor.
Tribünler şarkılar söylüyor ama ben ileriki maçlar için kaygılanıyorum doğrusu..

Dedim ya Beşiktaş baskı altında maç oynamıyor bugün..
Oysa ben; misal; Bursa maçını konuk olduğum Beşiktaş TV’de seyretmiştim.
İlk yarı bir türlü konsantre olamamıştım..
Neden..!!?
Çünkü iki yanımda 2 güzel kadın vardı..
Yazı yazmam için beni bir masaya oturttular orada.
Ama, soluma bakıyorum, bir güzel kadın..
Sağıma bakıyorum, bir başka güzel bir kadın..!!
Bilgisayarımın tuşlarına vuramıyordum..
Elim titriyor, dilim tutuluyor, kalbim taşikardi oluyordu..
O “baskı” ve “zulüm” anlarında bile maçı seyretmiş ve bir yazı çıkartmış bir adamım ben..
Böyle durumlarda aklıma hep Muzaffer Tayip Uslu’nun
“Geçme muzaffer geçme Balıkpazarı'ndan
başını derde sokarsın
karışmam..!!” dizeleri gelir..

Bu arada, Necati’nin kaleci tarafından çıkartılamayacak teknik vuruşuna Egemen son anda ayak koydu.. Bu oyunla Stockcty’de zor ama zor dakikalar bekliyor siyah beyazlıları..!!
Beşiktaş’ın tel tel döküldüğü dakikalarda gözüm Carvalhal’a takılıyor.
Kendisine ayrılan yerde “Volta” atıp duruyor.. Bir aşağıya bir yukarıya..
Daha çok atarsın derken, 89. dakikada Antalya inanılmaz bir gol kaçırdı..
Maçın uzatma anlarında dillere destan olacak pozisyonlar oluyor.
Bir Antalya, bir Beşiktaş kaçırıyor..
Edu’nun kaçırdığı golden sonra bir Fernandes adını yazdırıyor gol kaçıranlar kervanına..
Antalya üstü üste korner atıyor ve hakem maçı bitiriyor..
Ve Beşiktaşlılar “Oh” çekiyor..

Hay bin kartal aşkına, bir maç daha bitti.
OC yine kaçar anam babam.
En Kalbi muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan Can..!!

NOT: Bu  arada, hiç kimse fikir hırsızlığı yapmasın..
Seyircisiz maç oynama yerine, KADIN ve ÇOCUKLARIN stada alınması fikri 5 gün önce Beşiktaş TV’nin “Manşet” programında Burhan Akdağ tarafından önerildi..
5 gün sonra federasyon bu yönde açıklama yaptı..
Federasyon yiğidin hakkını vermeli ve fikri nereden aldığını açıklamalıdır.!!
Öneri, 2 Beşiktaşlı’dan geldi ancak, 1 Fenerbahçeli teşekkür etmedi ya..
Yanarım yanarım, ben buna yanarım arkadaş..

2. NOT: Meraklısına işte o şiirin tamamı..!!

“Geçme muzaffer geçme Balıkpazarı'ndan
bu yaz akşamı böyle
koltuğunda bir okka ekmekle
geçme muzaffer geçme Balıkpazarı'ndan
eski günler gelir aklına,
eski günler
eski günler gelir de aklına
oturup ağlarsın sonra,
ağlarsın
geçme muzaffer geçme Balıkpazarı'ndan
başını derde sokarsın
karışmam.,.!!”
Muzaffer Tayip Uslu..