Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Zagret Radyo'nda Lili Marlen türküsü...

16 Kasım 2011, Çarşamba - 20:09
“Zagrep Radyosu'nda Lili Marlen türküsü..” çalsalardı keşke..
‘...porqué el alma prende fuego cuando deja de amar’
“...çünkü ruh sevmeyi bıraktığında alev alır” yanar yanar..!!  
Anlamı böyledir bu güzel İspanyolca şarkının sözlerinin.
Sevmeyi bırakırsan ruhun yanar, bitersin..
Takım sevmenin anlamı da böyledir benim için..” diye yazmıştım
Beşiktaş- Ankaragücü maçında..
“Asla sevmeyi bırakmayacaksın” arkadaş..
Hele hele bu milli takım ise..
İşte bu yüzden; milli futbolcusuna küfür edene, seyirciye küfür eden futbolcuya, ruhu alınmış şekilde sahada dolaşanlarıdır lafım..
Cuma günü “Ruhu yanmış” oyuncular vardı sanki sahada.
Şimdi ise savaşan bir grup milli oyuncu..
Hırvatlar şaşırdı çoğu dakikalarda.
Kendi sahalarından  çıkamadı adamlar..
Belli ki 3-0’lık avantajlarına rağmen korkuyorlar Türkiye’den.
Korkularında haklı adamlar, ilk maçtaki gibi rezil bir futbol oynayan takım yok sahada çünkü.
Ayrıca; bugün beni mest eden, “Teslim olmayan bir Milli Takım” görüntüsüdür.
Bir ülke için “Değeri” ne olursa olsun Zagrep’e gelememek için kart görenlerin yüzü kızarıyor mudur acaba..!!?
Bakın, “Değer” göreceli bir kavramdır..
Taraftar (Milli olay için ÜLKE), “Değerinden” maddi bir beklentisi yoktur.
Tek beklediği, “Başarıdır”, “Zaferdir”, “Onurlu duruştur”, “Gururlu mücadeledir”..
Bir taraftarın, bir ülkenin “Değer” diye DEĞER verdiği “Değer”,  bunu yapmıyorsa hatta maç kazanmak için prim bekliyorsa, en acısı kendisine değer verenlere küfür ediyor, bilerek kart yiyorsa, ONUN RUHU YANMIŞTIR..!!
Belli ki onlar sevmeyi bırakmışlar..
Sevmeyen adamdan hayır gelmez unutmayın!
Bugün sahada olanlar, belki elenecekler ama adam gibi elenecekler..
Yiğitler gibi “Çarpıştılar” çünkü..
Bu korku da Hırvatlara çeyrek asır yeter hani..!!
Yine, o yazıda İspanyolca
“zero, uno, dos, tres, cuatro, cinco, seis, siete, ocho, nueve, diez” diye yazmıştım ya..
Yani, 0,1,2,3,4,5,6,7,8,9,10..

Bize “Cuatro” lazımdı.. Yani 4..
Acemce’den girme tavlada sayılarında en yüksek rakam 6’dır.
İki zarın üstü 6 olursa, ballı börektir.
Ona “Düşeş” denir.. “Dü” 2’dir. “Şeş” 6. Anlamı “2 tane 6”demektir.
Ancak, tek zarda 7 yoktur. Hele hele 2 tane 7 hiç yoktur.
Özetlersek durum şöyledir;
“Bize lazım yedi yedi, o da daha icat edilmedi..!!” (X)
Maç 0-0 bitti.
Elbette, zarda 7/7 gelmedi.
Çünkü, öyle bir sayı yoktu zar üstünde.
Ancak bu çocukların sahada verdikleri mücadele için alınlarından öpüyorum.
Elendik belki ama, benim boynum bükük değil arkadaş.
Demek ki, istenildiğinde “Adam gibi top oynanabiliyormuş..”!!

Emin olun ki iki yüzlüler, bakın nasıl yazılar yazacaklar..
Dün başka, bugün başka ha! Vallah öyle yazacaklar.
Ama ben; işte o insanlara, sevgili üniversite arkadaşım Alp Özeren’in çok sevdiğim cümlesini ithaf edeceğim, için için gülerek:

“Bir ‘ikiyüzlülükler senfonisi’ çalınmakta fonda, sürekli;
duyabilenlerin ( özellikle de duymaya niyeti olanların )
kulaklarına, akıllarına ve yüreklerine ulaşan...!!”

Neyse OC, bu gece de kaçar anam babam..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan Can..!!

(X) “Sana lazım yedi yedi, o da daha icat edilmedi” cümlesi Ferhan Şensoy’un, bir zamanlar izlenme rekoru kıran “Şahları da vururlar” tiyatro oyunundan bir alıntıdır..
Bu cümle; oyunda rüya gören dönemin İran Şahı Rıza Pehlevi’ye karşı söylenen bir tümcedir.
Bilindiği gibi zarda, 7/7 gibi bir sayı yoktur..!!

NOT: Ayrıca bir arkadaşım bana “Denizi bırakırsan senin de ruhun yanar” demişti.
Ben de bırakmamaya çalışıyorum.
Bir gün bırakırsam eğer, RUHUM YANMIŞTIR benim..!!
Emin olun, bir şeye yaramam ben de o saatten sonra..

2. NOT: Yayıncı kanalın spikerinin sık sık kendi televizyonunun yeni başlayacak dizisini anons etmesi komik ötesiydi bence..!!