Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Yürek yanığının adı ne ola ki...

24 Temmuz 2014, Perşembe - 16:26
Bu günlerde bizi bunaltan sıcak, dozunda olunca nasıl da keyiftir, nasıl da tat...
Bir bardak sıcak çay, yanında sıcacık bir poğaça,
Buharı üzerinde tüten bir kâse çorba,
Kışın bol tarçınlı bir fincan salep,
Fırından yeni çıkmış bir somun ekmek,
Sıcağı ılık, susamı bol, çıtır bir simit,
Ardından fallar bakılan sade, orta ya da şekerli nefis bir fincankahve...
Hepsi ayrı ayrı bir keyif olmasına keyif de...
Sıcacık bir elin, ondan yüreğe geçen sıcağın yerini hiç bir sıcak tutamaz...
Hele hele iki yürek değince birbirine;
Ateş olur...
Kor olur...
Yürek yanığının adı “AŞK” olur...
Buna nokta konulamaz...
Dünya şairimiz Nazım Hikmet Ran’ın da dizelerinde anlattığı gibi;
Ekmek paylaşılır,
Dostlar paylaşılır,
Bu dünyadaki her şey paylaşılır da;
Yarin alnındaki ter,
Göğsündeki huzur,
Avucundaki sıcaklık asla paylaşılamaz