Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Yürek kapıları açılınca...

11 Şubat 2013, Pazartesi - 18:24
Aynı anda açtık sokak kapılarımızı....
Yürek kapılarımızı birbirimize açtığımız gibi....
'' Çorba çok iyi geldi....tekrar teşekkür ederim '' dedim....
Katya aniden içeri girdi.....
Döndüğünde bir kase borç çorbası vardı elinde.... Bana göz kırparak benim ki Anna' nınkinden daha güzel oldu lahanasını bol tuttum....bu tabak da benden sana hediye.... geri verme....ben düşerim aklına '' dedi....
Anna' nın daha önce dediği gibi....
İkisi de makyajsızdılar..... sade ev kıyafetleri ile çok daha güzel geldiler gözüme...
Biraz sıkılarak.... onlara itiraf da bulundum....'' Sizi yazdım okumak istermisiniz '' ? dedim..
İlk kez bir yazımın müsvettesi vardı...İstemezlerse yayınlamıyacaktım....
'' Okuruz tabii, gel hemde kahve içeriz '' dediler...
Ne yalan söyliyeyim tereddüt ettim....
'' Haydi siz bana gelin '' dedim...
Heyecanla okumaya başladılar...
Yazı bittiğinde ikiside hıçkıra hıçkıra ağlıyordu....
Yanaklarından billur gibi yaşlar süzülüyordu...
Rimelsiz kirpiklerini ıslatan...
Başlarını omuzlarıma dayayıp....
Sıkı sıkı sarıldılar....
'' Bir bilsen neden böyleyiz '' deyip, hayat hikayelerini anlattılar....
Biri evliyken tıp okumuş....
Diğeri piyanist...İnce uzun parmakları söylediğini doğruluyor....
Anna' nın doğuştan özürlü oğlu Markov' a anneannesi bakıyor...
Katya kazandığı parayı kayınvaldesine gönderiyor....
Çok sevdiği kocası Pavlov 'un bakım ücretlerini ödemesi için...
Bunları dinleyince kendimden utanıyorum....
Zaman zaman şanssızlığıma yakındığım için....
Konuyu değiştiriyorum....
Türk yemeklerini çok sevdiklerini söylüyorlar....
'' Bir akşam birlikte yeriz '' diyorum....
Gözü gönlü tok kızlar....
'' Şarapları biz getiririz '' diyorlar....
Uzun uzun konuşuyorum onlarla....
Hiç kesmeden başları önlerin de dinliyorlar....
Telaşla kalkıyorlar....
Yeniden " Süs Bebeği " ne dönmek için...
Bu sohbetin üstünden on onbeş gün geçti....
Gecenin geç vakti kapım çalındı....
Sesli düşündüm '' Hayırdır inşallah ''....
Kapıyı açtım Anna ve Katya ....Gözlerinin içi gülüyor.....
'' Sana güzel haber... biz iki gün sonra istanbula gidiyoruz''....
'' Sarıyer'de bir ev de çocuk bakacağız... Beş yaşın da ikiz kızlar.....
Tatya büyülk kıza da piyano dersi verecek ......
Esyalarımızı taşıyacağız çok işimiz var göremezsek allahaısmarladık...Seni hiç unutmayacağız '' diyorlar....
Bu sefer onlar da ben de ağlamıyoruz....
Bir daha görmüyorum onları....
İki gün sonra kapıcıya soruyorum....
Gittiler uğradılar size yoktunuz '' diyor...
Kapılarının önünde sıra sıra çöp poşetleri....
Birisinin kenarından file bir çorap sarkıyor....
Bu yaşları küçük kadınlar yüreğimde daha bir büyüyor....