Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Yürek damlaları...

20 Ekim 2014, Pazartesi - 16:28
Vayyy, vayy...
Günler katar katar dün olmuş, kendimi bulma çabaları içinde tam buluşmamda bir tek hasret büyütmüşüm...
Hep sevgi diyen hep ışık diyen gönül telinin ince sızıs,ı tek silinmeyenim olarak kalmış...
Neler görmüş, ne baharlar, ne yazlar, ne kışlar eskitmiş eskitmesine de tek bir şey hiç eskimeden kalmış, çeyiz sandığımda...
Her dağılışımda uzaktan ses olmuş bağırmış “ben hep burdayım” diye...
Tutunmuşun her yaş alışında tek bir dileğe...
Gönül büyümüş büyümesine de  değişmemiş, hiç kavuşmamışın öyküsü...
Roman kahramanı olmuş, kelimelere anlam katmış...
Ses olup bağırmışım, 1 tanesine...
Ben demeden, sen diyerek...
Kader denilmiş, her varılamayan vuslata...
Ayazın yüze çarpan her tokatında, ah olmuş, yıllarca hep aynı şarkıyı söylemiş, hiç unutmaksızın...
Turnalar...
Başakların savruluşunda hiç ayrılmak istemeyen kökün toprağa tutunuşunda, rüzgar savurmuş bir yakadan başka yakaya..
Uzaktan seyrin en anlamlısında, gökyüzünün her hüzün bırakışında, kadehin her damlasında, bir anının hicran notasında...
Ben hep mesut...
Şairin dizesindeki üç harflik her dokunuşunda...
Memleket hasreti saranda...
Ya da kayıp bir iğnenin samanlıkta arayışında, bulunmaz ne varsa, hep orda ve orada, "bende ben" olarak, tek kalan, tek sevinçten ağlatanıma...
Ve hiç bir zaman, nokta konulmamış tek cümleme...
Belki bir ağıt, belki bir sitem, belki de hiç dile gelmemişin garip bir ihtirafı...
Kağıda değil, gönüle yazılmışa...