Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Çemberin dışı
Cenk UrasCenk Uras

Yüreğe yazılan isim...ALEX

16 Eylül 2012, Pazar - 18:29
Şimdi bir kişiden söz etmek istiyorum..
Fenerbahçe’miz için kendini hiç bozmadan, yıllardır ter döken,  bu alanda ve bugünkü şartlarda bu ülkenin en iyisi olan ve yeri geldiğinde tek başına bize şampiyonluklar kazandırabilecek kadar başarılı;  istese sözleşme yenilenirken, her türlü şımarıklığı yapabilecek kadar kredisi olan bir kişi...
Alex de Souza'dan..

Onun adamlığı, onun saygısı, onun o insani tavrını her zaman koruması ve elbette ki zekası mı ağır geldi acaba bazılarına?..
Bunlara alışkınız!..
Ancak vicdanlarını ve insanlıklarını ne ara çöpe attı bu futbol düzeni içerisindekiler kaşla göz arasında ?
Belki de biz uyuduk...  Neyse.. İşin o kısmı biraz karışık..
Fakat şaşırmamak gerekir...
Çünkü  bizler herşeyi çok iyi biliriz..
Dünya futbol tarihinin büyük ismi "Zico" için de farklı mı oldu sanki ?
"Teknik direktörlük konusunda çok tecrübem yok.. Benim de öğreneceğim şeyler var" diyebilecek kadar mütevazi olan bu büyük ustanın önünde saygıyla eğilmesi gereken, "değerli" basın "riziko" diye başlıklar atmamış mıydı zamanında?..
Yöneticiler ve futbol bilmişleri iki gün sonra teknik direktör arayışlarına girmedi mi?
Sonrasında kaos ortamı ve ardı ardına gelen hayal kırıklıkları yaşanmadı mı Fenerbahçe'mizde..


**
Bana komik gelen şu: Bir ülke düşünün ki, yüzmeden, boksa, atletizmden, futbola kadar sporun her alanında son derece başarısız..
Ama o her alanda son derece başarısız bu ülkede,  başka hiçbir ülkede mevcut olmayan insan sayısı kadar çok bilmiş var sporun her dalında.
Hadi futbolu geçtim..
Bir köy kahvesinde pinpon maçı izleseler televizyonda, neredeyse bizim Mustafa emmi; "o topa küt vurmayacaktı, kesme atacaktı" diye taktik verecek..
**
Büyük kaptan Alex' e dönecek olursak; onun attığı firik golleri, kazandırdığı maçlar, verdiği ara paslarından hiç sözetmeyeceğim..
Sadece bir örnek vermek istiyorum..
Bir maçta müthiş bir gol attıktan sonra, sırıta sırıta “Alex o golü nasıl attın bize biraz anlatsana!” diyen spikere:  “Hayal ederseniz gerçekleştirirsiniz!.” demesi
çok ayıp bir cevaptı..
Oysa anlatmalıydı belki de diğerleri gibi, "sağdan bir uzun top geldi, topa doğru hamle yaptım bıdı bıdı...." şeklinde....

**
Bazıları  asla unutulmazlar.
O bazılarını unutulmaz kılan, sadece yaptıkları işi iyi yapmaları değil, o işin dışındaki yaşamlarında da insanlıklarından, karakterlerinden hiç taviz
vermemeleridir.
Unutulmamaları için heykele de gerek yoktur aslına bakılırsa..
Çünkü onlar, yaptıklarıyla,  yaşantılarıyla, yıllarca dilden dile konuşulurlar. 
Kimileri çocuklarına onların isimlerini verir. .
Kimileri onlar gibi yürümeye, onlar gibi konuşmaya çalışırlar.
Bu insanların yaşamlarına ait her türlü detay, -doğdukları yer, yaşadıkları mahalle, belki bir telefon konuşması, belki sadece bir bakış-  hep övünç kaynağı olur gelecek nesillere taşınan..

**
Bu sadece futbol ile ilgili de değildir..
Sinema dediğimizde Sadri Alışık;  adam olabilmenin, insan olabilmenin simgesi ise, Türk müziği dediğimizde Tanju Okan ; ölümünden yıllar geçse bile az sayıdaki şarkısı halen bıkmadan dinlenebiliyorsa,  bir film dediğimizde Hababam Sınıfı o içtenliği ile bizi sarıp sarmalayabiliyor ve gülümsetiyorsa aradan geçen bunca zamana karşın..
Demek ki, bütün bu insanlarda ve bütün bu insanların ortaya çıkardığı eserlerde bir giz vardır.
İşlerini iyi yapmalarının çok ötesinde , ruhumuza dokunan bir yanları vardır..

İşte büyük kaptan Alex De Souza benim için aktör olsa Sadri Alışık,  müzisyen olsa Tanju Okan, film olsa Hababam sınıfı olur..
Rakı olsa tadına doyulmaz ve bir soru olsa  "bu da mı gol değil, hakim bey?" olur;  o meşhur Sadri Alışık filmi Ofsayt Osman repliğinde olduğu gibi..

O kalsa da, gitse de milyon kere izlenir ve hep hatırlanır..
Alex De Souza  benim için ölümsüzler kervanına çoktan katılmıştır..