Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eski Sandık
İmre Gaffaroğullarıİmre Gaffaroğulları

Yol hikayeleri samimi...

17 Ağustos 2017, Perşembe - 15:18
Merhabalar Pari dostlarım,
Bu hafta sizlerle anılarla ,anlardan bir şeyler paylaşmak istiyorum tabi ki anlayanlara.
Yurt dışından gelen iki can dostumla birlikte uzun sayılabilecek bir süre bu güzel ülkenin çeşitli yerlerinde dolanlandık. Yeni yerler keşfedip ,yeni insanlarla tanışdık, bazen eski arkadaşlara rastlayıp bazen de hiç tanımadığımız kişilerle tesadüfen karşılaşıp yol hikayeleri biriktirdik yaşama dair. Son iki, üç yıldır bunu alışkanlık haline getirdim ve yaptığım için çok mutluyum. Sanırım bundan sonrada yapmaya  devam edeceğim. İngilizcede çok sıklıkla kullanılan bir deyim var bu konu ile ilgili i ‘’travel bug’’ derler seyahat böceği ruhunuza ve bedeninize girdimi durmak imkansız ,aracınızın tekerleği nereye dönerse oraya doğru yola çıkarsınız.Belki de en güzel yanıda bu böyle bir seyahatin önceden planlanmadan otellerde yer ayırtmadan ,zaman zaman minik süprizler le karşılaşarak, ,bazen hayal kırıkları yaşayarak dolaşmak.Şimdi evimin rahat ve huzurlu ortamında elimde sabah kahvem, kulağımda müzik çalardan gelen güzel huzurlu tınılar,bu yılki yol hikayelerimizin görsellerine bakarak o anları ve dahada doğrusu anıları seyrederek dudağımda tuhaf bir gülümseme ile yazıyorum bu satırları.
Birde şöyle düşünüyorum; Herzaman kullandığım bir söz var ‘’sanal alemin gerçek sahipleri..’’ acaba kaç kişi bu sanal alemde gerçek hayatta ki bu anları kaygı taşımadan yansıtıyor duvarlarına.yani demem oki duvar burda gizli özne ‘’facebook,insagram vs gibi sosyal medya hesaplarına. Tabi ki kişilerin özgürlüğü var herkes paylaşım yapsın diye yaratılan mecralar bunlar.Teknoloji hayatımıza ciddi, ciddi hükmetmeye başladığı günlerden  bu yana birer bağımlı olup çıktık hepimiz.
Kimileri bunu doğru yönde kullanıp yeni mesleki edinimler yaratırken, kimileri paraya dönüştürüyor ,bazıları ciddi ego problemleri ile birlikte’’ heyt bakın bende buyum’’ derken diğerleri ise ki sanıyorum minik bir kitle az paylaşımın yapmanın daha uygun olacağını ve itibar yönetimin daha iyi olacağını savunuyor.
Birde bizim gibiler var kimseye takılmadan sadece, yaşadığı gerçek hayatın içinden anları ölümsüzleştiren anılarını paylaşıyor, hiçbir kaygı vs olmadan.işte tamda bu yüzden; bu yılki yol hikayelerimi daha bir sevdim. Zira yaşamın içinden her şey var doğal ve akışında filitre olmadan, incecik gösteren montajlı  pozlardan bağımsız ve özgür gönlümüzce. 
Var olduğumuz ve gerçekten her anını yaşadığımız o hikayeler,
Zaman,zaman kızıp  zaman,zaman minik bir çocuk olduğumuz,,
Bir içli şarkıda bir ada da sevdiğimizi çok özleyip iç geçirdiğimiz .’’Ah keşke o da burada bizimle  olsaydı’’ dediklerimiz. Bir minik lokantada kadehlerimiz sağlık huzur ve sevgiye kaldırırken orada bizimle olamayan ruhu ile içimizi dolduran sol yanımızı sızlatan gökyüzü kadar engin ve sonsuz  bir sevdaya bir kadeh reserve edip anı ve anıları biriktirmek…
Gerçekten güzel değil mi dostlar; bakın şu dakika bile ben bunları karalarken anı oldular,Maalesef zaman hep ileri akıyor.,O yüzden şairin dediği gibi ‘’ hayat kısa Kuşlar uçuyor’’ dizesini ciddiye alırsak eğer zamanı kaybetmeden gerçek tadı azalsa da yine yaşanabilir bir dünya olmasını umut ettiğimiz bu yaşamda anlar ve anılar için yaşayıp gülümseyelim ki ahlar, vahlar yerine iyikiler, ne güzeldiler olsunlar  kalsın bizde içimizde …
Mutlu hafta sonları..
İg.