Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Yazım üstüne...

18 Ekim 2012, Perşembe - 22:56
Bir dostla yazılar üstüne konuşuyoruz...*yüreğini olduğu gibi kağıda döküyorsun.farklı bir tarzın var...Ama anlaşılması zor diyor.. Hani daha basit cümleler kursan diyorum” diyor...
Açık net bir eleştri...Doğrusu çok da hoşuma gidiyor...
Bazen duymak istiyor asl olanı
Epeyi bir düşünüyorum, düşünüyorum...
Yazı yazmak anlaşılır olabilmek ya da basit cümleler kurabilmek ki...diye...
İmlalı imlasız editörsüz yazıyor da yazıyorum...
Niyemi yüreğimi kaleme teslim edip, yazarak içimi kağıda döküveriyorum... Cümleler öylesine kurgusuz plansız üç noktalı akıyor...
Kendi iç sorgularım, kendi çıkmazlarım, kendi arayışlarım, kendi buluşlarım ya da yaşanılan her ne ise onu, sansürsüz gönüle teslim kalemimle...
Sırası geliyor mantıkla gönül çatışmasını...
Sırası geliyor hayal kırıklıklarımı...
Sirası gelmeden de zamanla zamansız anlamlı anlamsız gönlüm yazar olup satırları dolduruyor...
Okuyorum ardından...
Gönülden asl olan asıl geçen neymiş, diye
Gün deviriyorum
Şaha kalkıyorum sular seller misali ağlamalarımı, şen kahkahalarımı...
Sevgimi, yanlışımı doğrumu özümü sunuyorum altın tepside kendime kendi kendime dertleşmelerimi...
Sitemim de kendime...
Sitemsizliğimde hiçsizliğimde cümle kuruyor...
Okuyorum defalarca gönül ne demiş diye...
Ayna oluyorum kendime kendi gönlümce...
Hep ucu açık...
Anlatımı kolay da anlaması kolay oluyor mu...
Yaşamın getirilerinde cümle kurmak yazar kılmıyor ki ya da yazmamak...
Söylemek te yetmiyor bazen...
Yazmakta yetmiyor ara ara kaybolmalarımda...
Her cümle umuda bağlanıyor sevginin sunuşuyla...
Okur bulmacayı kendi yaratıyor, kendi çözüyor....
Martı diyorum, deniz diyor..
Deniz diyorum, su diyor...
Sevgi diyorum, Aşk diyor...
Yaşam diyorum senin diyor
Mutluluk diyorum, Hayat sana güzel diyor...
Mutsuzluk diyorum, YAZIK diyor yazık...
Oysa anlaşılmaz olan her cümlem ucu açık bana ait yorum size ait diyor...
Gönülden su akıyor su yazıyorum hayat diye...
Deniz özgürlük sınırsızlık diyorum...
Martı gökyüzünün ışığı hem karada hem denizde yaşamanın mutluk temsicileri gönül dilimde...
Sevgi ise aşk değil...Ömürlük ve koşulsuz gerçek diyorum
Yaşamın acılarına bal diyorum...
Gülümsemelerim hayatı sevişim diyorum...
Gönül tahtımın sahibi sadece sevgi
Işık iyilik güzellik mutluluk diyorum...
Teşekkürüm ruhumun duyduğu minnet...

İnanışım güvenim varoluşum minnetim sığınağım TANRI diyorum...

Sen ben demeden BİR olmak yürek birliği diyorum özüyle sözüyle gönlüyle bir olan diyorum...
Susmak, her yüreği dinlemek diyorum...
Gönüle sesleniyorum basit bir cümle kur diyorum....

Rehbere gerek var mı diyiveriyor kızgınlıkla...

“Yaşanılanlar basit cümle kurdurmuyor...Karışıklığın hayatın sunduklarından ibaret.
Kara kalemin ucu kırık gönlünde, aydınlıkta erirken mum gibi, sivri dilinde, sivrilmeyişin gönül kırmasın diye, dilinin döndüğünce kendine kendi iğnenle kendine batırılmış çuvaldız şeklinde... Ağlamaların gülmeceye bağlanıyor, gülmelerin acıyı bal eyleyen dizelerin peşinde... Gönülden hiç gitmeyenine hasretin gönül telinin sazında, sözünde özünde sevginin peşinde... Gitmelerin gelmelerin beyaz sayfanın üstünde...Alırsan dersini ezberin biterde bitmezde kimin derdinde...Feryatın figanın sessizliğin seslenişin...BİR TEK BİR TEK kendine*...

İyi de asıl derdin ne

Gönülü gör gönülü bil gönüllü dinle diye...Yazıyorsun kendine kendi kendine...Okuda gör diye...

Yaz yaz sen kendini bil kendi kendine.....