Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Yaz sıcağında, kış getiren gidiş...

24 Haziran 2014, Salı - 21:50
Yaz yağmuru misali durmaksızın akıyor damlalar...Sevdiğini uğurlamanın ağır yürek sızısında.
Kalemin bir kez daha bir vedayı yazıyor...
Yaş aldıkça mı çoğalır bilmem ki, yaprağın hazana dayanamayıp dökülmesi misali.
Hazırlıksız gitmeler...
Adı Murat...
Yüreğinin sızısını hep kelimelere dökerdi...
Hanı nasıl tanımlanır acı bilmeksizin dökülür ya işte öylesi ilmik ilmik işlerdi.
Hayatımın tek omuz vereni...
Hayat üniversitesini bir kaç bitirmiş olmanın, iyi sıfatını tam anlamıyla taşımanın iri cüsseninin hassas kalbi sevgiyle parlardı...
O benim dayımdı...
Öyle çok dinledi ki öyle çok anladı ki, öyle...
“Muhabetin belini kırmak için o şart derdi şart”
Çilingir sofrasına oturdumu, işte o zaman daha çok anlatır daha çok konuşurdu...
Küçük adımlarımda hep ışık oldu.
Tüm molalarımda “hade hade yeter dinlendin artık yürü” diye yarına umut oldu.
Dayı olmak kolay mı? Onu bilmem ama...
Dayısız kalmak zor onu biliyorum...
Dünya iyisi, dünya tatlısı, böyle erken gitmek varmıydı?
Şimdi kimle dertleşeceğim ki?
Şimdi kim yazılarıma yorum getirecek ki?
Şimdi kim beni kahkahalarla güldürecek ki?
Bak masa üstünde çay bardağın öylece duruyor.
O koca yüreğin neden sıkıştı ki? Feleğin sillesini kaç kez ters çevirmiştin, bu kez niye ses etmedin ki?
Dayım duyuyormusun ki?
Kulağım da asılı kaldı gönlünden dökülen satırlarının tınısı...
Yaz sıcağında kış getiren gidişin....
Oldumu ya şimdi...