Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Yağmurun sesine bak...

30 Ekim 2012, Salı - 02:59
İstanbul! a düşen damlalar..
Gökyüzünün gözyaşları mevsimsel döngünün hüznünde, yaprak döken ağaçları ıslatıyor...
Gök gürültüsü bulutların hızlı çarpışmalarını ışık haline dönüştürüyor ve parlıyor karanlık aydınlıkla...
Ardı vuslat misali, düşüyor damla damla yağmur...
Her yer ıpıslak...
Yağmurun sesinde gecenin derin sessizliği  bozuluyor...
Üşüyorsun ıslaklığın sesinde bile...
Camdan bakan için güzel, ıslananın durumunu anlamaksızın öylesi bir ısınmanın sevinci...
İstanbul geceyi yağmurla geçiriyor...
Olması gerektiği noktada evrenin ağlayışında yeryüzü gülüyor
Aralıksız damlalar göletlere dönüşüyor...
Su sesi çoğalıyor...
Islaklığın ardı kuru kuppuru, duruşun anlamsız seyrinde dinletim, yağmurun sesinde...
Ses hep var, denize düşen yağmuru izleyişim hatıralarımdan güne uzanıveriyor aniden..
Damlaların halka halka çoğalışının izleyişinin korunak altında bakışın hoş gülümsemeleri...
Aydınlık gecenin, güne koşuşunda, yağmurluğun yararsızlığında ıslanmanın garip keyfi...
Rüzgar sararan yapraklara yağmurla çarparken, ufak esintisin kışı getirişinin ilk habercisi şeklinde..
Kelimeler damlaları sayfalara taşıyor.. Gönül huşusunun yağmur senfosinin melodiye dönüşen gürültüsünde..
Gece yağmurun kollarında,..
Hayattın normal seyrinde geceyi gün yaşayanların ağlayan gökyüzünü susturamayan çığlığında...
Yağmur berekettir bereket diyişinde...
Öylesi bir rahatlama sözcüğünün sığınağında..
Yağmur yağarken kurudayım ama ya yağmurda ıslananlar onlarda böyle algılıyor mu? Acaba düşen damlaları...
Bilmiyorum ki...
Bilmemekten hoşnut olmasam da...
Sırf yağmurun sesine teslimken, toprağı yıkayan damlaların şiddetinin çamura dönüşmesin dileğine tutunarak, dinliyorum susuzluğumda suyun sesini...
Su şakır şakır ...