Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Vefalıydı sevgiden yana...

01 Ağustos 2013, Perşembe - 12:01
Bu yaz da balıkçı motorlarının pır pır sesleri ile uyanıyorum. Güne başlama saatimin alarmı oldular.
Oldum olası severim salaş kır kahvelerini, uzun yol molalarının küçük lokantalarını, mütevazı tatil beldelerini...
Yemenin içmenin, tatil yapmanın keyfi bir başkadır buralarda.
Her şeyden önce rahatsınızdır, kimse ilgilenmez saçınızla başınızla, giydiklerinizle. Bir şort bluz geçirirsiniz üstünüze, saçlarınızıda şöyle bir tararsınız parmaklarınızla...
Ondandır her yaz geldiğim bu köyü sevmelerim. Öyle çok dostum var ki burada. Emekli olmuş her mevkiden arkadaşlarım, plajda tanıştığım, kitap alışverişi yaparken dost olduklarım...
Hele geçen yaz ınternet cafede tanıdığım on, onbir yaşlarında ki küçük arkadaşlarım, onların yeri gönlümde bir baş köşesinde...
Kışın aklıma düştüklerinde dudaklarımda keyifli bir gülümseme beliriyordu, özlüyordum onları...
Geldiğimden beri ilk kez dün köye indim. Kediler, köpekler bile unutmamışlardı beni, köy halkı gibi onlarda vefalıydı sevgiden yana...
İlk adresimdi internet cafe, oldukça tenhaydı içerisi...
Burak' la göz göze geldik şaşırdı oturduğu yerden kalktı sımsıkı sarıldık...
''Bizde seni konuştuk bu sabah, gelmedi herhalde bu yaz '' dedik. '' Geldim geldim, sizleri çok özledim'' dedim. O sırada Efe' de
geldi boyu uzamıştı bir hayli, parıldayan gözleriyle iki öpücük kondurdu yanaklarıma.
Selin' i, Buğra' yı, Özgür' ü, Elif' i sordum. Hava sıcak diye akşam üzeri geliyorlarmış. '' Damla ile Deniz ne yapıyorlar? '' dedim. Efe' nin gözlerinde ki parlaklık söndü '' onlar artık hiç gelmeyecekler, ''Ayvalık dan ev aldılar. '' derken hayli üzgündü...
O anda benimde keyfim kaçtı. Birisi çok uslu, diğeri cıvıl cıvıl bu ikiz arkadaşlarımı ne de çok sevmiştim.
Deniz hiç çekinmeden sevgilisinden ayrıldığını anlatmıştı hepimize geçen yaz.
Cafe de yankılanan sesiyle bana dönüp '' Sevgilin varmı? '' diye sormuştu, on yaşında ki küçük arkadaşım...
'' Yok '' dediğim zaman manalı manalı gülmüştü '' inanmadım '' der gibi...
Burak' a '' Yarın geç vakit gelir hepinizi görürüm '' dedim...
Bugün ayaklarım geri geri gidiyordu sanki köye inerken. Diğer küçük arkadaşlarıma haksızlıktı belki ama ben ikizleri bir farklı sevmiştim.
Damla' da uslu çocukluğumu, Deniz' de gülen yüzümü bulmuştum.
Onları bir daha hiç ama hiç göremeyecektim...
Bortaçina' nın yokuşundan aşağı inerken gözlerimden inen yaşlara mani olamadım...