Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Vefalı kelimeler...

09 Haziran 2012, Cumartesi - 20:02
Önce okulu kırdım....
Sonra tatilde kayboldum.....
Bana bir haller oldu, bir çözebilsem kendimi......

Yokluğumda yine Pariyazarlar Sitesinde arkadaşlarım ne güzel yazılar yazmışllar.
Şiir gibi.....Şarkı gibi.....

Az önce döndüm yürüyüşten. Evin önünde Martılara ekmek attım her gün yaptığım gibi. hepsi ayaklarımın dibinde pıtır pıtır ekmek kapma yarışında, onlar benim '' Beyaz Sevdalarım ''.

Lisede şiirler yazardım. Hasret mektupları hep Güvercininin kanadına takılır ya, ben hep Martıların kanadına yüklerdim namelerimi. Dahamı güvenirdim onlara ne ??? Tıpkı sevgili Niver'e güvendiğim gibi.

Yokluğumda yazılan ilk yazıyı okumağa başladım. Sevgili Niver , yine Martılar gibi ak, pak, onlar gibi özgür yüreği ile komşuları Martıları anlatmış.
Ne güzel bir yazı, yalnız yazımı güzel olan? Martıların uçarken ki estetik güzelliğide var onda. Zarif,ince.....

Sıra Sayın Ferit Sayman'a geldi. Yazısını okuyunca nasıl sevindim.
Benim bu yazı için yazamadıklarımı, değerli sayfasına taşımıştı.
'' DEĞER '' yerini bulmuştu.
İki güzel kalem birbirine nede güzel yakışmıştı.

Sayın Sayman'ınki, paylaşımının dışında, ayrıca bir alicenaplıktı. İnsanların birbirini yerden yere vurduğu günümüzde, ne büyük zariflikti arkadaşı onore etmek.

Sevgili Niver'in komşularının Kalamışta ki arkadaşları da bizim komşularımız. Hoş bizimkiler artık komşuluktan çıktılar, akraba durumundayız. Bizim evin Marie Antoinette Cakes Queen' in patronu Özgü, onları kekleri ile besliyor yıllardır.....
Mutfak camının kenarına dizdiği kek parçalarını kapmak için ne akrobatik uçuşları var görmeyin. Camın önü dar geliyor, tüneme konusunda zorlanıyorlar.
Keki kapıp kaçarken, düşmekle, uçmak arasında ki hareketleri gülümsetiyor bizleri. Onca sıkıntıya rağmen, gagalarının arasına sıkıştırdıkları keki düşürmüyorlar.
Bizden o kadar çok yüz bulup şımardılar ki. Serçeleri, Kumruları yaklaştırmadıkları gibi, dışarıda bir şey bulamayınca, davetsiz misafir olarak mutfak masasına yerleşiyorlar. Kaç kez Özgü'nün tamamlanmış pastalarını didiklerken yakaladık. Kızmak ne mümkün......

Beni en çok vapurla karşıya geçerken keyiflendiriyorlar.
Adeta vapurla yarış edercesine kanat çırpışları, beni öylesine heyecanlandırıyor ki....
Her kanat çırpış omuzuma sarılan '' VEFA '' lı bir kol gibi.....

Şarkılara, şiirlere konu olmuş, bu denizin asil kuşlarını ben hep mutluluğun habercisi, sevdaların sırdaşı olarak görüyorum.......

Sayın Ferit Sayman' ın ve Sevgili Niver Lazoğlu' nun yazılarını bir kez daha okuyun lütfen.

MUTLULUK BULAŞSIN HEPİNİZE.......