Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Vazgeçilmeyen geminin ta kendisi...

01 Ekim 2012, Pazartesi - 23:54
Forma tanıtım gecesinde Başkan’a sordular..
“Podyumda en iyi kimdi?” diye..
O da, “Escude” dedi..
Sivas maçının kadroları açıklandı.
Escude ilk 11’de..
Allah canımı alsın ki “bi’şi” demek istemiyorum..
Ama Hoca yanlış mı anladı acaba..!?
Başkan “Podyumda en iyi oydu” dedi.. Kulaklarımla duydumdu..!!
Neyse..
Hoca’nın tercihidir.. Karışmayalım..

Bir anda İnönü’nün akustik havasını, bugün hayatını kaybeden Berkant’ın sesi dolduruyor.
Bir zamanlar tüm dünyayı saran o güzel şarkı. “Bir şarkısın sen” diyor Berkant.
Stat kadın ve çocuklarla dolu bu gece..
Kuzey Doğu’dan dolunay beyaz bir tabak gibi ağır ağır doğuyor..
Dolunayın üstünde bir bulutun öncü “sisleri” geçiyor..
Top kadın ve çocukların çığlığımsı sesleri arasında bir o yana bir bu yana gidip gelirken, şu yalan dünyada kalın izler bırakarak göçen Neşet Ertaş’ın resminin yanında  “AĞLA SAZIM AĞLA, AĞLANACAK ZAMANDIR”  pankartı gözüme ilişiyor. “Çarşı” imzalı elbet!
Allah kimseyi ağlatmasın..

Eskiden kibritlerin üstünde “Vasati 40 çöp” yazardı..
Meali, kutunun içinde “Ortalama 40 çöp vardır”...
36 da çıkabilir 37 de.. Yani, “Düşük sayıda kibrit”.
Ama, 41 ya da 42 de çıkabilir.. E o zamanda “Yüksek sayıda kibrit” diyebilirsiniz..
Takımlar da böyledir işte..
Sahada “Vasati 11 adam” çıkar her zaman..
Bu 11 adam, bazen 9-10 kişi varmış gibi oynar. Bu; düşük sayıda oyuncu kapasitesidir.
Kimi zaman ise sahada sanki bir takım 12-13 hatta 14 kişi varmış gibi oynar.
İşte bu, “Yüksek sayıda performans” gösteren oyuncuların hüneridir..
Sahayı dar ederler rakibe..
(Yazının burası çok yüksek oranda felsefe ihtiva eder)
Bakın buraya çok dikkat edin; sahaya 11 kişi çıksa da takım, sahada gerçekten kaç kişi olduğu 90 dakika süresince ortaya çıkar..
Hayatı anlamayanlar, rakibiyle “boğuşan” 11 kişi görür, ama aslında sahada 11 kişi yoktur..
Bakarlar da görmezler, GÖREMEZLER..!!

Aslında, gözle görülür “Vasati 11 adam” olsa da sahada, işler kötüyse 9-10, işler iyi ise 12-13 kişi vardır oyunun içinde.. Bu rakip takım için de geçerlidir..
Bazen gerçekten 11 kişi vardır ama kapasite o kadardır..

Dumanla mumanla hiç işim olmadığı için yanında oturan Ercan Doğan’a soruyorum, “Hala yazıyor mu kibritlerin üzerinde?” diye.. “Bilmiyorum” diyor..
“Dur” diyor ve maçın ortasında eve telefon açıyor eşine..
“Mutfaktaki kibritlere bi’bak bakalım, üzerinde ne yazıyor” diyor..
Hala yazdığını öğreniyoruz..
Böylece Ercan’ın evinde çakmak değil de hala kibrit kullanıldığını da öğrenmiş bulunuyoruz.

Bu arada, Uğur Boral’ın şansızlığı Beşiktaş’ın şansızlığı oldu. Çevirmek istediği top Fernandes’in yüzüne çarptı. Sivas için de kontra atak oldu.. Sivas attı.. 0-1 oldu..

Almeida’nın akıllı kafa vuruşunu kaleci son anda dışarı attı.
Maçın sonu yaklaştıkça ben, ben değilim artık..
“Ahlarla, vahlarla, oflarla” dövünüyoruz statta..
7 dakika uzatma verdi hakem..

“Vazgeçilmez olan tek şey ANA GEMİNİN TA KENDİSİDİR..!!
Bu yüzden,
Bazen fırtınalar iyidir. Tekneni yıpratır. Seni korkutur ve fena halde yorar ama güverteni de tertemiz yapar”.. diye yazmıştım..
Muhabirlikten arkadaşım Onur Aydın bana şöyle mesaj atmıştı:
Tayfa iyiyse fırtınalara ihtiyaç yoktur. Onu seçmek kaptana değil patrona aittir.
Mücadele yok muydu, vardı elbet..!!
Ama, Hatice değil netice 3 puanı aldı..

Maçın özeti Beşiktaş için şöyledir bence.
VASATİ 11 ADAM..

Ne demiştim daha önce,..
Adam ölmüş mezar taşına şöyle yazdırmış:
“Dedim dedim dinlemediniz, bakın ne oldu şimdi..!?”
Sahi, bakın ne oldu şimdi.. Ha..!!

Siz hala Quarasma’yı almayın..

Neyse OC üzgün üzgün kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..!

NOT: Orhan CAN yazıları için..

Çıktığınla, varmak istediğin nokta arasında bir HAT çizebiliyorsan eğer, o iyi yazıdır.
Anlatacaksın anlatacaksın; okuyana, sonunda tepsi içinde bir şey sunacaksın! Anlayana tabii..
Ve elbette, bu tepsinin içindekine "ANA FİKİR" denir.
Siz “BABA FİKİR” diyebilirsiniz.
Felsefe ve Edebiyat böyle bir şeydir işte anam babam..