Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Uzaktan bakana dağ...

26 Aralık 2012, Çarşamba - 23:36
Dağı kar kaplamış, sıcağın esintisini bekler, uzak günlerin arifesinde rüzgarın soğuğuna teslim...Ay büyütüyor geceleri, ağır ilerliyor sabaha...Başı dumanlıya, heybetini saklar bulutlar...
Uçurumlarında kartalın kanat çırpışında, darma dağın...Uyuşmuşsa soğuğa, yazı bekler eriyen buzun, sele dönüşünde suların köpürmesinin özleminde, dehşetin karanlığında güneş doğurmak için mütemadiyen sayıklar...
Kışın yazı bekler, yazın kışı bekler derin uykusunda...Büyük depremlerin kaya parçalayışında, kum döker cılız akan su gözesine...
Herkes yaslamış sırtını, yüküm ağır demez taşır ha taşır...
Zirvesine uğramaz ne kurt, ne kuzu...
Hırçındır, zalimdir, acımasızdır silkelendimi çığar örten her yerini...
Kuytusunda saklar, papatyasını,  hep açsın, hep serpilsin, hep yaşatsın toprağına bağını diye...
Geçit vermez, hasret söndürmek isteyene...
Meskeninde konaklatmaz ayazında üşümesin hiç kimseler diye...
Ovaları dardır dar...
Şehre uzak, ğöge yakın, denize paralel, ulaşılmazdır...
Evrenin en yıkılmazıdır,  doğal afetlerin büyük çöküntülerine yetebilse...
Öylesi tanımlamanın acizliğinde,
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olmuşun kısa öyküsünde...
Bize kalan çıkarılacak dersin kısa notunda...
İlgisizlik ve kayıtsızlıkla terkedişlerin harap edilmiş enkazında, görünen dağ, görülmeyen ise harcanılmış bir hayatın yerle bir olmuş, çile yumağı hepsi bu...
Dışardan bakana dağ, içerden bakana ise üşüten kar...
Büyük büyük büyük yürek, Mevlana”nın  dediği gibi olsa gerek,

“Zahiri sebep, hakikî sebep olmaksızın kendi kendine nasıl meydana gelir?”