Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Yaşama Sanatı
Kerim GüzelişKerim Güzeliş

Uyanışın işe yansıması parlatıyor

18 Nisan 2012, Çarşamba - 12:52
İşim gereği mücevher hayatımın büyük bir bölümünde yer alıyor. Spiritüel konulara ilgim ise yaklaşık 30 yıla dayanıyor.  Son aylarda bu iki alanı bir araya getirebilmenin mutluluğunu yaşıyorum. İnsanlarda farkındalık yaratacağına inanarak hazırlanmış bir koleksiyonu sunmuş olmanın heyecanını taşıyorum. Semboller Koleksiyonu adlı bu koleksiyon için hakkında büyük sözlerin söylendiği 2012 yılından daha uygun bir zaman olamazdı.  Çeşitli medeniyetlerin kullandığı sembollerde, çakralardan kısacası içsellikten bahseden bu koleksiyon, ticari hedeflerinden öte taşıdığı anlam itibariyle çok önemli… 
Sembollerin tarih boyunca iletişim aracı olarak kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Her birinin içeriği, şeklinin bir anlamı var. Bu semboller bilen kişiler tarafından çizilmiş ve anlamı gizlenmiş. Sembollerin birer anahtar olduğunu düşünürsek onlar sayesinde içimizdeki gücün farkına varabilir, kendimizle daha yakın iletişim kurabiliriz. Neden kendimizle daha yakın iletişimde olmalıyız? Gelin bu konuyu biraz açalım.

İçinde bulunduğumuz 2012 yılından bahsedilirken, kimilerinin büyük doğa olaylarıyla yeryüzünün alt üst olacağını, büyük felaketlerle özellikle de 21 Aralık tarihinde dünyanın sonunun geleceğini dile getirdiklerini duymayan yoktur. Evet, kimilerine göre geri sayım çoktan başladı. Bu inanışın temeli   5125 yıllık bir zaman dilimini gösteren ve 21 Aralık 2012'de sonlanacağı bilinen Maya takvimine dayanıyor. Bir kehanet de, Marduk gezegeninin 2012’de dünyaya çarpacağı ve yine felaketler eşliğinde dünyanın sonunun geleceği yönünde…
Kıyamet senaryolarının çeşitli versiyonları üretiliyor olsa da bahsi geçenin bildiğimiz anlamda “kıyamet” olmadığını düşünüyorum. Kıyamet kelimesi “kıyam etmek” yani “ayağa kalkmak”, “uyanmak” anlamına geliyor. Fiziki kıyamet yorumlarının tersine bana göre; bu uyanış zihinlerimizde olacak, algılarımız açılacak ve yeni bir dönem başlayacak.  Değişim ve farkındalık adına insanlık olarak önemli bir adımla karşı karşıyayız. Böyle bir geçiş dönemini yaşayacağımız için çok da şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Bir bilinç sıçramasının yaşanacağı, insanların içselliğin farkına varacakları bir dönem diyebiliriz.
Dünyada hepimizin gördüğü, yaşadığı haksızlıklar, birtakım değerlerin hiçe sayılması, sevginin azalması gibi olumsuzluklar geride kalacak. Tüm bunların bir düğmeye basılarak çözüleceğini düşünmeyin. Olumsuzlukları geride bırakabilmek için kendimizi yeniden keşfetmeli, gittiğimiz her yere taşıdığımız olumsuz deneyimleri geride bırakabilmeyi başarabilmeliyiz. Kendimizi affetmek, üzerimizde kat kat taşıdığımız negatif yüklerden arınmak ve yenilenmek, tazelenmek; Ruh, Beden ve Zihin birlikteliğini yakalamak, dengede tutmak bize düşen… Sevgiyi keşfetmişseniz, yaşamın getirdiklerini deneyimlerken neler kazandığınızı fark etmişseniz geçiş elbette daha kolay... Zarar verici rekabet, hırs, kin, nefret, kıskançlık gibi olumsuz duygulardan sıyrılmayı başarabilen, yüreğini sevgiye, iyiliğe ve doğruya açan, paylaşımın değerini bilen herkes için eşsiz bir deneyim olacak.
Olumlu değişimlerin ve farkındalıklarımızın arttığı güzel günler diliyorum.