Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Çemberin dışı
Cenk UrasCenk Uras

Uskumrular geri dönün...

18 Mayıs 2012, Cuma - 01:10
Neden gittin be Yorgo !!
Bak şimdi, acılı ezme ile şalgam suyunu dayayıveriyorlar rakının yanında. “Unutma beni” dolması da yok artık. Unutmamak isteyen de yok.
Unutmak ve unutturulmak üzerine dönüyor artık dünya..
*
Keşke satmasaydın o, duvarlarına şarap kokusu sinmiş dükkanı be Ali abi. Sence değdi mi üç kuruş için .
Şimdi senin dükkanda yarım ekmek arası tavuk döner satıyorlar. Hem de iki kadeh şarap parasına.. Haberin ola!
... **
Sen yaşar mısın ki Celal amca..
Hala kurar mısın akşamları masanı balkona ve deli Abidin'e her geçişte bir selam çakar mısın ?
Tutmuyor mu ellerin artık? Konuşamıyor musun yoksa?
Üzme ne olur kendini. Bir bakışınla neler anlatıyorsun bir bilsen. Ah bir bilsen!
**
Lefter amca sen ne doktoruydun Allah aşkına?
Babaannemin romatizmalarına da sen bakardın. Dedemin kalbine de. Bir keresinde kabakulak olmuştum .. Yine sen koşup gelmiştin bizim eve.
**
Akşamları işten dönüşte uğranılan meyhanelerdeki müdavimler nerede?
Hangi rüzgar savurdu her birini ayrı yere..
**
Uskumrular geri dönün. .Çok pişmanız. Bakın güneş çıktı. İpleri hazırladık bahçede..
**
Dedemin şarap çanağı ile sorunu olan adını bilmediğim adam..Neredesin?
*
Lakerdacı Sarkis amca, hadi kalk kur yine tezgahını.
*
Delilere ne oldu? Mahallemizin delilerine? Ne çoktular oysa…
**
İspiyoncu teyzeler...Kapı önü sohbetler...Çat kapı biz geldik ler...
**
Bizim Arnavut poğaçacı Apti’nin poğaçaları şimdi Beyaz Fırın’da..
Yanında “fresh orange juice” istiyor, mini mini hanımlar ve çalışkan beyler..
**
Hele ki meyhaneler.. Hele ki meyhaneciler. Ara ki bulasın hem de en eskisinden..
**

Biz ne vakit tükettik bunca güzelliği ve ne ara uykuya daldık bu kadar uzun..
Önümüzde  klavye , karşımızda  ekran..
Biz “biz” miyiz cidden..