Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Tavuk suyuna çorba...

12 Nisan 2015, Pazar - 01:40
Mutfakta oturmuş kahvemi yudumluyorum, salondan televizyonun sesi geliyor. Bebek bezi reklamı var ekranda. Bir anda seneler öncesine ışınlanıyorum. 1980 yılının ilk ayları. Demek ki 7 yaşındayım. Okuldan gelmiş annemin hazırladığı kekle sütü mideye indiriyorum.
Bizim ufaklık her zamanki gibi yerinde duramıyor, bir an yanımda sonrasında içeride. Tanıyanlar iyi bilir, görüp göreceğiniz en tatlı yaramazdı kardeşim, vukuatı bitmezdi. 1,5 - 2 yaşlarında, altı bezli henüz. O yıllarda hazır bebek bezleri misafirliğe giderken, dışarıdayken filan kullanılıyor, lüks yani.
Diğer zamanlarda üçgen dokuma bezler aynı işi görüyor. Çoğunuz hatırlarsınız; aynı kumaş mendiller gibi bu bezler de dezenfekte etme amacıyla önce çamaşır suyuna bastırılır, sonra sırf bu iş için kullanılan kocaman alüminyum tencerelerde saatlerce kaynatılırdı. İşte annem de o gün banyoda bizim küçük beyin bezlerini çamaşır suyuna bastırmış, bir yandanda soğuk kış gecesi içimizi ısıtmak için tavuk suyuna çorba pişiriyor mutfakta.
Banyo mutfak arası mekik dokuyor anlayacağınız kadıncağız. Bu maraton esnasında yine banyodan mutfağa koştururken bizim yerden bitme ters istikametten son sürat pırrr diye geçiveriyor yanından. Ders yapmakta olan gözlerim büyüyor bu tablo karşısında. Kesin yine bir haltlar karıştırdı bu!
Annem atmaca gibi uçarak, iki adımda bizimkinin kazağının yakasından yakalıyor. Aynı çizgi filmlerdeki gibi karşımdaki görüntü. Tom & Jerry misali, Jerry ensesinden yakalanmış ayakları koşar gibi hareket ediyor havada. Elinde de tuvalet fırçası! Üstünde şehriyeler var, tıp tıp yere damlıyor tavuk suyu! Ay ne var? Çorbayı karıştırmış işte sıpa, hamaratlığı tutmuş, yemek pişiriyor! Her tavuk suyu içişimde aynı şeyi hatırlar, sorarım kendime. Ya annem o fırçayı görmeyeydi halimiz ne olurdu?