Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Tam havası...

10 Temmuz 2012, Salı - 21:57
Su gibi berrak....Susuz içene...
Sulu içene, beyaz bembeyaz...
Muhabetin ortağı...
Beyaz lellebi, çay bardağı ise konulduğu kap, ehli keyfe bile gerek yok..
Mangaldaki etin, ya da balığın, ya da dilim dilim ayvanın,  ya da usta elden çıkmış mezenin  ya da hiç bir seyin hiç olduğu zamanlarda adam akıllı bir dost....
Neden mi bahsediyorum,  aslan sütünden, aslan gibi aslan bize bizden olan bize has bir suyun anasonla dinlendirmiş özel mi özel olanından.
Pariyazarlar*ın usta kalemi Ferit Sayman,  “Yılları ezber eden” başlıklı yazıma yorum getirdi....
Yazın sıcağında nerdan çıktı şarap, bulamadın mı yazacak serin bir sey, mesala buz gibi bir bira” diye...
Kocaman bir gülümseme ardı sonrası
“Şarapçı değilim ama Ayhan Durmuş”un bir yakut lazım başlıklı fotografı yazdırdı o yazıyı... Biraya gelince pek aram yoktur, yazın havuz başı tanışıklık dışında...Bildiğimi sandım su”...
Yazdıran sadece bir kare...
Teşbihin şarap üstü durumu...
O halde bu akşam ne yazı, ne kışı olmayan bize has bizden olan bir tadı kendi algımla kelimelere sığdırmaya..
Teşbihsiz,..
Meyhane yazarımız ustatlara ayıp etmeden öylesi gönülden akan misaliyle...
Yani diyeceğim o ki...
Şeffaf olan renksiz, ama damak tadı eşşiz, içene içmesini bilene...
Adabı vardır....
Genizden öyle bi akar ki, tanımı ne mümkün...
Büyüğü, küçüğü ya da sadece bir yudumu.....
Yoksa, adı var, varsa, tadı var...
Tanınmamışı tanıtır, 
Şişede durmaz, durmasını bilmeyene...
Buluşmalara, sebep
Buluşulmayanına hasret,
Ah ile vah ile ya da oh oh misali, masaya selam ile...
İçini içine döktüğün, seni senden çok bilene gönülden bir eşlik...
Ustam ne dersin...
Serin mi yazım...
Gerçi bildiğim içtiğim susuz,buzsuz..