Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Takıntıyla noktalanıyorum..

27 Aralık 2013, Cuma - 23:16
Bu aralar sık sık sözlük karıştırır oldum...
Hayat öğretilerinde geri kalmamak adına... Hiç bir şey bilmiyorumun kabul vermişliğinde...
Dinliyorum, izliyorum...
İthamda bulunmakla kabahat örtülür mü?
Akıl sağlığımın yerinde olduğunu tecil ettirme gereğine ulaşmadan...
Sil baştan, yeniden bakıyorum her tümceye, her kelimeye dağarcığı büyütmek için...
Sonra kulaklarımı çınlatan bir sesle irkiliyorum...
Kompleks...
Türkçe karşılığıyla karmaşa, bilinçdışına var olan ve karar verme yetisini sağduyu etkileyen, baskı altında bırakan, ruhsal dengesizliklere neden olan karmaşıklıkların tümü...
Hmmmmm diyorum...
Ardı arkası kesilmeyen sözcük baskınında ikinci kelimem, ego..
Bu sıralar kullanımı çok yaygın...
Latince bir kelime olan Ego, ben, benlik, kendilik demek. Ego, egoizm, bencillik, id ve superego kelimeleriyle ilişkilidir. Egonun, bireyi diğerlerinden ayırt eden göreceli, soyut bir varlık. Ego insanın hem özne boyutunu tanımlayan irade, bilinç ve vicdanı hem de onun nesne boyutunu tanımlayan, dürtülerini, iç isteklerini, tutkularını, içsel enerji kaynaklarını içine alan çok boyutlu komplekstir.

Açılımı uzun, özde kısa kelime...

İyiymiş....
Bunlara gereksiz yere anlamlar yükleme peşine düşmenin garip izdişiminde bu kez beklentimi yaratıyorum kendi kendime diye akıl yürütmeye kalkıyorum...
Başvuruyum terimsel karşılığına...
Beklenti, herhangi bir konuda gerçekleşmesi istenilen veya umulan her türlü olguyu içeren duygudur. "Beklenti" ile "umut" her ne kadar birbirleri ile özdeşleştirilse de; beklenti, umut edilmesi şart olmayan durumlarda da var olabilir. Kısacası bir insan bir beklentide bulunduğunda, onu tam karşılığıyla ummuş olmayabilir. Bir başka deyişle, ummak yerine istenilen tüm değerler, beklenti tanımına dahildir.
Zira karşılıklarını bulmak ve zihne kağıda aktarmak kolay...
Nasıl olsa hazırda...
Ortamın getirisinden olsa gerek...
Anlamayana anlatma gereğinin boş çabasında...
Takıntıyla noktalanıyorum...
"Takıntı insanın zihninden atamadığı düşünce ve hayallerdir. Psikiyatride takıntı deyince akla daha çok 'obsesyon' gelir. Kişinin aklına takılan tek bir konu vardır ve hayatını o konu yönetir.

Vay vay vay, nede çok cümle kurulmuş, saçma lakırdının bireyselleşmiş paylaşımında...
Tekrara kaçmadan, kaçıyorum o halde...
Her neyse o,  bilsemde karşılığını her sözcüğün yeni öğretenin profesyonelliğinde amatörümhem dile gelişte, hem duruşta...

Netliğim kayboluyor, karmaşanın yaman çelişkisinde...

Öğretene kurban...