Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Şimdi
Kağan BayraktaroğluKağan Bayraktaroğlu

Takılıp kalmak

08 Temmuz 2011, Cuma - 20:13
Günlük hayatta birçok insan belli duygulara, düşüncelere ya da durumlara takılıp kalır. Başımıza olumsuz bir şey geldiğinde kendimizi o konuyu sürekli düşünmekten alamayız. Ya da belli bir olay bizi duygusal olarak etkiler ve aynı duyguyu uzun süre hissetmek zorunda kalabiliriz. Bazen de belli bir davranış kalıbı bizim için değişmeyen ve sürekli tekrarlanan bir deneyim haline gelebilir.

Duygulara ve düşüncelere tutunmak, bizi farkında olmadığımız bir kısır döngünün içine sokabilir. Örnek olarak trafikte yaşanan kavgalara birçoğunuz şahit olmuşsunuzdur. Bazen birbirlerini hayatlarında ilk kez gören insanlar, kendilerini çok ağır sonuçları olan kavgaların içinde bulabilirler. Kavgadan 5-10 dakika sonra kişi kendine geldiğinde ne yaptığının ya da neden yaptığının farkında bile olmayabilir. Aslında orada kavga ettiği trafikteki diğer şoför değil bütün hayatıdır. Yaşadığı inişli çıkışlı deneyimleri bastırarak ve de bilinçsiz bir şekilde bu duygulara tutunarak kendini patlamaya hazır bir bomba haline getirmiştir. Bunun sonucunda kişiler kendilerini sonrasında pişman olacakları davranışların içinde bulabilirler.

Bazen da belli bir konuya takılıp kalırız. O durumu günlerce kafamızdan atamayız. Bu yaşadığımız maddi ya da manevi bir sorun olabilir, duygusal bir ilişkinin etkileri olabilir, ya da vermemiz gereken bir kararın ikilemi olabilir. Ama sonuç olarak nereye gidersek gidelim ve ne yaparsak yapalım, sürekli bir duygu ve düşünce topluluğu bizi kovalıyormuş gibi hissederiz. Başka aktiviteler yaparken bile tam olarak orada değilizdir. Aslında bir bakıma uyuyoruzdur. Geçmiş ve gelecekteki duygu ve düşüncelerin sanal dünyasında derin bir uykudayken uyanık olduğumuzu zannederiz.

Bu durumu şu an test edebilirisiniz. Birçoğunuz bu yazıyı okurken tam olarak buraya odaklanamıyor olabilir. Şu an gerçekten tam olarak bu sayfaya odaklanmış durumda mısınız? Ya da bu yazıyı okumaya çalışırken geçmiş ya da gelecekle ilgili takıldığınız duygu ya da düşünceler var mı?
Lama Ole Nydhall durumlara neden takılıp kaldığımız şu şekilde açıklar:
“Bizi özellikle engelleyen durum, zihnin sürekli değişen izlenimlerine tutunma eğilimidir. Örneğin, beş dakika önce öfke hissetmemiş olabiliriz ve beş dakika sonra öfke duygusu büyük ihtimalle kaybolmuş olacaktır. Ancak zihnimiz duyguyu hala önemliymiş ya da gerçekmiş gibi ele alır. Böylece zihin bunu temel alarak, dış dünyada bu şekilde davranır ve aynı zamanda da kendi bilinç kayıtlarına tohumlar eker. Bu da gelecekte acı çekilmesine neden olur. Kişinin genel olarak kontrolü dışında olan bu döngü, çoğu insanın normal durumudur; kişiler yaşamak istedikleri deneyimi seçme konusunda özgür değildir.”

Yukarıda bahsettiğim örneklerdeki gibi kişiler bazen zihinlerinin yarattığı kısır döngüde sıkışıp kalabilir. Döngü şu şekilde gerçekleşir:  Aslında her şey sıfırdan başlar, boş bir sayfa gibi. Hayat yoluna bu şekilde çıkarız ve sonrasında istenmeyen bir olay olur ve bizi etkiler. Yolumuza devam ederken o duyguyu bastırırız ve zihin o duyguyu önemli ve gerçekmiş gibi algılayarak duruma tutunur ve bilince bir tohum eker. Artık yola devam derken sırtımıza bir yük alırız. Ve bütün hayat yolu boyunca çeşitli inişli çıkışlı deneyimler yaşadığımız için aynı döngü sürekli tekrarlanır. Bunun sonucu da duygu ve düşüncelere sürekli takılıp kalmaktır. Ama olumsuz duygu ve düşünceleri serbest bırakmaya başladığınızda geçmişi geleceğe yansıtmayı bırakarak kontrolü tekrardan ele alırsınız. Serbest bırakmayı şimdi deneyimlemek istiyorsanız aşağıdaki linkteki uygulamayı denemenizi tavsiye ederim.

http://sedonayontemi.com/serbest-birakmak/