Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Tacım, eğri...

18 Mart 2012, Pazar - 16:31


Su misali akan günler,  gönül kırgınlıklarını ,tamirci misali  tadilatıyla geçire dursun….
Her kabuk, her tuz yangınıyla öylesi bir taş kesmiş ki….
Sonrası her adım her yaklaşım da artık sıradışılıktan uzak, bildik manzaralar olarak seyiri şeklinde kalıyor…
Dünya han,  misali,  tüketiyoruz, geceler günlere, günler haftalara, haftalar aylara, aylar yıllara…
Haznenizi anılarla doldura durun,  gelenler, gidenler, öğretileriyle alkış toplayanlar, neler neler…
Acılar, tatlılar öylesi anlar….

Birikim  hiç olmak için varolmuş olgusuyla,  ne de büyük mesafeleri aldırıyor…

Ahlar, oflar,  vahlar….

Yüzdeki çizgilere çizgi katarken,   günken dün oluşa…

Eldeki veriler,  yorgun duruşlarında  tüketiliyor bir bir….

Yarınların kaygısı düne koşmak misali….

Hiçlikte hiçsindir ….

Taçlandırmak, dikenden de olsa taç sayılıyor…

Mutuluk, mutlusuzluk birbirinin kardeşi durumu…

Önemli olan ne….

Kendini bilmek, kendini görmek, kendine kendin olarak kabul vermek…

Tacın eğri, eğri…

Düzeltelim…


Dikendir batar,  diyen yok…

Olsun kanasın….

Ne önemi var ki…


Mutluluk veriyorsa,   herkese, varsın kanasın….


Minnetimi küçük değil, büyük harflerle yazıyorum….


MUTLUYSANIZ MUTLUYUM….


Nasıl olsa,  hiçlikte yol alışımda, ben yok, sen yok,  BİZ var diyorum….


Laf ola, günü kurtara diye değil ha….


GÖNÜL TELİMDEN GELİYOR


MUTSUZLUĞUM, MUTLUĞUNUZSA,  MUTLUYUM….

BİZ OLDUĞUMUZ İÇİN….

HA BU ARADA DİĞER, YANAĞIM HEP ÇEVRİLİ……