Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Su"suyorum artık...

20 Ekim 2012, Cumartesi - 04:49
İstanbul”un kışa dönen bir akşamında gece dünden kalmaların garip efkarında..
Sözler hep düne ait, tüketilesi yarınlara dair...
Haklı oluşunda insafsız bir diretişin ayak vuruşunda...
İyi de kazanan kim kaybeden kim...
Kocaman bir hiç...
Okunası rüyaların yarına devretmeyen ertelenmiş hayat kaçışlarında..
İyi de kime ne ki...
Mezesyen içkiye, mezeysen her masada ah çekilen güne devretmeyen günlere..
Ne önemi  ola ki...
Hiç...
O halde anılar neden düşer ki peşine...
Masadamıdır ki ahlar sadece...
Kadehler hep dünlere mi kalkar ki..
Ah ulan ah diyişler niyedir niye...
Yarına devretmeyen günlerin var mıdır ederi...
Yok oluşun vara döner mi?
Güvenin boşluğa omuzmu dayar...
Özürün kıymeti günü dün eder mi?
Kocaman bir hayır küçücük bir evet...
Sustum artık senelere, konuşmam düne dair gün kaybedene...
İster çamurda varol, ister hep ol, istersen hep sen bende varol...
Yarının anlamı ne olur ki!
Sadece kırılmış bir kalbin tamir gerektiren kayıpların kazanç getirmeyen  yarınında....
Neymiş...
Kıyılmayan kalbin, kıyımdan silinmiş sökülüp atılmış parelenmiş kırık dökük parçalarından ayakta kalan yüreğin, gözden akan damlaları kova dulduruyor....
Artık nokta konmuştur...
Yarını olmayan tüm dünlere...
Kapanmıştır tüm kapılar, açılmamak üzerine...
Bilinmez ki ne yıkımlar yaratmıştır depremlerin artı şokları...
*Özür dilerim*
Parçalarımı topluyorum, elimi kesiyor cam kesikleri kanlar boşalıyor paramparça yüreğimden...
Toplanır ki
Yarını yok  dünlerime ahım ya da vahım...
Sadece TEŞEKKÜR...
Kuru kuruya...
Çölde çiçek açar mı?
Açmaz...
Kuruyum kupkuru...
Kapanan kapım sonsuzluğa dek kapalı artık...
Su suyorum...
Sonsuza dek....