Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Soğuk gecede, yürekler sıcak...

23 Aralık 2011, Cuma - 03:07
“O sözler ki kalbimizin üstünde
Dolu bir tabanca gibi
Ölüp ölesiye taşırız
O sözler ki bir kez çıkmıştır ağzımızdan
Uğrunda asılırız.” (x)
Bu dizelere nasıl bayılmaz bir insan..!?
Ben bayılırım arkadaş..Çünkü; bana, hayatı anlatır!
Bunun içinde “İdealler, dürüstlük, namus, ahlak, onur, erdem, aşk ve sevği” vardır.
Bu yüzden siyah–beyaz sevdalıları da yağmurlarda çamurlarda, soğuklarda sıcaklarda, karlarda Beşiktaş’tan vazgeçmez! Vazgeçemez..
Ve soğuk bir Beşiktaş gecesinde İnönü stadının ışıklarına bakıyorum.
Üst üste iki kazak giymişim.
Ancak geçen senenin son maçında bir ara maçı bırakıp protokolün ayaklarını ısıtan ısıtıcılara kafayı takmıştım.. Pardon kafayı değil, gözü takmıştım..
Ne yapayım, dişlerim “Tatır takır” vuruyordu, gözüm de “Tak tak” takılıyordu ısıtıcılara..
Muhtemelen, ilerleyen dakikalarda “Takır takır” durumu başlayacak!
Kendilerine ayırılan yerde Karabüklü taraftarların “Oley oley, Beşiktaş’ın çocuğu Tayfur Havutçu” ve “Beşiktaş” seslerine, siyah-beyazlı taraftarlar da alkışlarla karşılık verdiler.
Hatta, “Beşiktaş Karabük el ele hep beraber tribüne” diyerek iki takımı da alkışlıyorlar.
Bu olay, “Ne güzel bir şey bu” dedirtiyor bana..
Hiçbir kelime, cümle, resim, tam olarak anlatamaz bu anı!
Tıpkı, mutluluğun tam olarak resmedilemeyeceği gibi..
Centilmenlik ve sevilmek güzel şey doğrusu..
Ve İnönü Tayfur Havutçu’yu gördüğü anda yıkılıyor..
O da taraftarların sevgi selini eliyle selamlıyor.
Ekrem 4. kez kaleyi zorluyor. Kaleci yumrukla çıkardı.
Kornerden dönen topa sol çaprazda İsmail öyle bir vurdu ki..
Top, havan mermisi gibi sahayı terk etti iki gözüm..
Seyirciye hem heyecan hem de tebessüm etmek kaldı.
Edu’nun şutu gol olmalıydı.. Ceza yayının hemen solundan iyi vurdu.. Kaleyi sıyırdı geçti.
Bu gece de Beşiktaşlı oyuncular bir miras yedi gibi pozisyonları harcıyorlar.
Bu defa sıra Almeida’da.. O güzel ortaya kafayla vurdu. Olmadı ama olacak bu gece!
Şimdi de Veli kaçırdı. Ee, atın artık şu golü..
Dedim veeee geldi, gol geldi..!! Almeida attı..
Aaa, İsmail kesti hem de.. Almeida da bir kartal gibi havalandı ve kafayı vurdu 1-0.
Carvalhal’ı görüyorum o sırada. Samsun maçındaki o durgunluk gitmiş. Deli gibi seviniyor!
Kaçan gollere de ayağıyla havaya tekme atarak kızıyor..
Edu 2’yi atamadı..Olsun o da gelecek.
Çünkü 1-0 tehlikeli bir sonuçtur. Bu yüzden 2’yi 3’ü bulmalısın..
Üç günde bir maç oynayan bir takımın biletlerine yetişmek zor elbette..!!
Seyirci az ama basın tribünü dolu bu gece..
Beşiktaş’ı seyretmeye gelmişler.
Ee, hoş gelmişler doğrusu..
İlk yarı gözünün önünde elle oynayan Karabüklü oyuncuya “devam” diyen orta hakem iki metre önündeki Veli’nin biçilmesine de “devam” dedi.
Ofsayt olmayan pozisyonlara ofsayt veren yan hakemler..
Ne hakem üçlüsü ama..!!

Çarşı Grubu “Karabük” diye bağırıyor, sonra Beşiktaş marşı geliyor,
“Gücüne güç katmaya geldik” diye Karabüklüler de söylüyor.. Ne güzel..!!
Her şeye karşı olan Çarşı bu akşam, Ermeni tasarısını kabul eden Fransa’ya bir tepki göstermedi.. Onlar göstermiyorsa ben gösteririm yazının sonunda..!!
Bu arada, Hilbert’i topsuz alanda biçtiler, hakem görmedi. 4 hakeme sordu, sarı kart verdi.
Oysa, Somali de bile kırmızı kart bu..!!
Veli bir gol kaçırdı ki İnönü hop oturup hop kalktı doğrusu..

Her maçın özünde yatan tek amacı vardır, KAZANMAK!
Centilmen, dürüst ve erkekçe.. Maç 1-0 bitti.

Neyse anam babam OC, bu soğuk gecede yine kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben Can; Orhan Can..!!

(X) Attila İlhan

Çarşı grubu yapmadı ama ben yazayım bari..

Türk'ü, Ermeni'si, Laz'ı, Boşnak'ı, Çerkez’i, Çeçen’i, Kürt'ü, Arap’ı, Rum'u, Musevi'si, Bulgar'ı, Alman'ı, Gürcüsü, Rus'u, Ukranyalı’sı, Azeri'si, Kazak'ı, Acem'i, Romen'i, Alevi'si, Sünni'si, Hırıstiyan’ı, Ateisti, Kuzeylisi, Güneylisi, Doğulusu, Batılısı, Trakyalı'sı, Egeli'si, Türkmen'i, Özbek'i, Afganlı’sı, Çinli’si, Japon’u, Afrikalı’sı ve unuttuğum bilcümle halklar, vs vs.. HEPİMİZ, yani tüm ANADOLU; KAYNAŞMIŞ BİR TOPLUMUN ŞEREFLİ ÜYELERİYİZ..!!
Yukarıdaki söz Fransa’ya kapak olurken, yıllar önce yazdığım bu şiir de tüm Beşiktaşlılara armağan olsun!

Boğazın soğuğu yüreğime vuruyor
Yağmur damlaları suratımı okşuyor
Ve ben
Seni düşünüyorum bu gece.
Çok uzaklarda değilsin biliyorum.
Geminin güvertesi boş bu gece
Martılar da sustu bak
Kuru bir makine gürültüsü
Titreyerek çalışıyor.
Ve ben,
Seni düşünüyorum bu gece.

Seni sevebilmek seni
Benimsin diyebilmek sana.
Kaybolmuş sevgilerin çağrısı bu.
Sevgiler ölüyor bak
Ve sevgiler doğuyor bu gece.

Seni sevebilmek diyorum
Yetişebilmek sana
Bilemiyorum,
Köhnemiş sevgilerin kucağında
Bağırıyorum;
Onca çirkinlikler içinde
Seni sevdim ya seni (Beşiktaş)..!!

Orhan Can
6-12-1985