Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Soğuk denizde sıcak güneş...

08 Ağustos 2016, Pazartesi - 13:07
Dalga sesiyle uyanmak bir lütuf…Öyle bir tını ki…

Sabah aydınlık, sabah huzur, sabah umut…

Ağustos  böceği aşka gelmiş misali kulakta yankılanıyor….

Uzaktan çok derinden yürekte yankılanan ses gönül coşturuyor...

Şimdi sessizlik…

Sakaların sesi cılız kumrunun yanında…

Her yerde zeytin ağaçları, palmiyeler, zakkumlar limon çamları….

Güneş yakıcı rüzgarın kollarında….

“Kendime gelmek “ üzere verilen mola duraklarının belki de en güzelinde olmak…

Sabahın erken saatlerinde cırcır böcekleriyle yarışan komşu torunu Yiğit…
Öyle bir Türkçe konuşuyor ki,  benim gibi acemi için biçilmiş kaptan…

Sağ cenahımda oturan Emir Ata ile bu yıl ilk tanışmamız…

Müzik duyunca dayanamıyor başlıyor oynamaya…

Daha konuşamadan denizde dubadan atlamaları ise alkış topluyor…

Yaramazlar çetesi,  Çaçaron İpek,  konuştumu susmayan Burak,  güzel gözlü Eyüp Cem,  fıstık Ece….

Bunlar günün ilk yaşanırlığı canlı kılan sesler….

Ağaç gölgesinde hamakta elde kitap ve köşeden Minnak Ponçik Nazzz…

“Nıver abla, hayat nasıl”…

Vay arkadaş….

Böyle olunca gelde düşünme….

Yanı başında  Bitki Ponçik Nar, Elma Ponçik Belma, Tatlı Ponçik Aris, Bilgisayar Ponçik Efe,  Telefon Ponçik Alican, Mor Ponçik Yaren, İnstagram Ponçik Emirhan, Sırık Ponçik Fadig, İlayda kitap Ponçik,  İpek ise gözlük Ponçik….

Çardakta yok sayılmamak adında yerlerini erkenden alıyorlar… Yaptıkları ne mi?
Bilgisayar ve telefonla bütünleşmek….

Seyirdeyim elde kahve yüzde kocaman gülümseme ile…

Orta sahadaki çimleri Erdoğan Abi ve Necip Amca biçiyor…

Bütün küçüklerin dedeleri…..

Gençler henüz uykuda, malum geç yattıkları için…

Ev hanımları ise kahvaltı ve ev işleriyle uğraşmakta…

Buralarda deniz faslı iki aşamalı…

Sabahın ilk saatleri ve akşam üstü…

Denize ilk adım atan Handan Hanım….

Paletler elde gülen bir yüzle denizden haberler servis ediyor…

“Bugün deniz çoooook güzel”….

Öğlen güneşi devrilir devrilmez  başlıyor bir göç denize doğru…

Sırada şezlong kapma durumu söz konusu…

Başkan devrede, site dışı gelen var mı diye…

Halamız diğer bir boyutuyla gönüllü gazetecimiz Emine Hanım,  sesleniyor…

“Ne yandın ne yandın…Mora döndün da”…

Gelin Vildan bağırıyor, “İpekkkkkkkk”

Ve görümce Özben,  pembe kablosuz kulaklığıyla sahilde…

Çocuklar çoktan dubada yerini almış…

Akşamcı gençler ufak ufak dökülmekte….

Sadık her zaman ki gibi “Offfff” diye iç çekmekte…

Ataberk sürekli sessiz gülücüklerinde…

Can “Hastayım abi ya”…

Sitenin güzelleri Seda, Sedef, Betül kardeşler….Ki bunlarda ponçik…

Ta Almanyalardan gelen Sarı Ponçik Seray…

Ve sitenin en rekli siması gözüktü….

“Niver ablaaaaaa, sıkıldım”…diyen sert Ponçik Öykü

Balerinimiz  Çağla bu sene işler güçler durumu Ankara ya yol aldı…

Nöbet değişimi! Çocukların sevgilisi Caner Abi…

Bizim kızlar da hep  balkonda  Dilek ve Zuhal gibi denize geç gelenler grubuna katıldılar…
Diva Ponçik Maro,
Macintosh Ponçik Sonya…
Onur İzmir de, yakışıklı Onat ise oranj şortuyla sahil yolunda

Bir de güneşi batıralanlar tayfası var ki bendeniz en başta…

Berkay’ın annesi Nazire Hanım, *Merhaba Canım, eğlenin canım, nevale yok mu nevale” diye yanıbaşımızda…

Olmaz mı?

Behiye Hanım, Özlem Hanım hep tedarikli…

Öykü’nün anneannesi Gül Hanım, çay saatinde poğaçalarla sahilde…

Duba her daim revançta…

Atlayanlar oturanlar sahilden daha kalabalık…

Akşam geç iniyor ya buralara….

Güneş’le Deniz'in aşkını izlemenin büyük keyfinde gün devirmek gibisi var mı ki…

Geldim kendime geldim…

İstanbul’u çok özledim…

Doğanın sevdasında …

Havanın temizliği, yeşilin renklerle olan cümbüşü, çok sesli koro,  deniz ise tarifsiz….

Hepsini yüreğime hapsediyorum yeni molama denk….

Türkü dinlemiyor, türkü söylüyorum….

Yürek ise uzaktan seslenene teslim…

Elde ritm vuruyorum ve kocaman bir teşekkür yolluyorum evrene….

Güzeli güzel yaşattığı için…

Ve Yazar Ponçik şimdilik Çeşme’ye veda ediyorum…

Komşular hep aynı hep iyi hep denizle kalın olur mu?

Ha bu arada unuttuğum varsa özür diliyorum, doğanın sarhoşluğundandır biline….