Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Çemberin dışı
Cenk UrasCenk Uras

Siz hiç sevdiniz mi!...

03 Ekim 2012, Çarşamba - 06:33
Bir apartmanın dokuzuncu katındaki dairenin, üç metre kare balkonuna kuş gibi  - ama uçmasını beceremeyen bir kuş gibi- tüneyerek bir şeyler yazmak ne zor şeydir;
eğer kendinizi başka diyarlarda düşleyemezseniz..

**

Sırt üstü bir yatağa uzanıp, gözlerinizi kapadığınızda, kendinizi görebildiniz mi hiç?

Ruhunuzu başka diyarlara gönderebildiniz mi?

Gece yarısı kapkaranlık bir denizde ve saatlerce kulaç atarak yüzdünüz mü ?

O karanlık denizde yüzerken, sizi farkeden bir balıkçı teknesine bindiniz  ve o balıkçı teknesindeki balıkçılarla birlikte , ellerinizle hamsi yediniz mi  ?

Kocaman bir yük gemisine kaçak olarak girip , konteyner denilen zımbırtıya saatlerce baktınız mı boş gözlerle?

Bir fareye dokundunuz  ve o fareye çok yakın  hissettiniz mi kendinizi?

Üşüdünüz ve üşümeyi sevdiniz mi siz?

Bir fırtınada  dalgalarla  ve delicesine  yağan bir yağmurla boğuşurken,  “ne romantizmi ölüyoruz  ulan!” diye korktunuz mu?.... ve düşlemlerinizin sabahında pırıl pırıl bir güne uyandınız mı hiç?

***
Sizin hiç meyhaneniz oldu mu?

Dostlarınız geldi mi o meyhaneye ve  mastorinin usta hareketlerle içki doldurduğu kadehlerini hayranlıkla izlediniz mi saatlerce ?

Gökyüzünde çakan şimşeği aynı anda farkettiniz mi sevdiceğiniz ile birlikte  ve “sarılmaktan sarılmaya fark vardır!” cümlesinin anlamını iliklerinize kadar hissettiniz mi?
***

Siz hiç Martin Eden oldunuz mu?

Bir akşam üzeri ve kendisini mahveden havalarda misafiriniz oldu mu Orhan Veli?

"Masa da masaymış ha!" dedi mi size Edip Cansever ; gözlerinizin içine baka baka…

"Kim istemez ki mutlu olmayı, ama mutsuzluğu da var mısın?" diyerek,  haykırdı mı karşınızda Cemal Süreya.

**
Siz bir diktatöre kafa tuttunuz mu hiç  ve “ Özgürlüük!” diye bağırdınız mı nefesinizin yettiğince, gözlerinin içine baka baka..

Postacı oldunuz mu  eski zamanlarda ve  sevgili mektubu taşıdınız mı mesela..?

***
Siz hiç mutsuz oldunuz mu üç metre kare balkona  mahkum olmaktan..... ya da yaşamın bütün günahlarını o balkona yıkmaktan..

İşte o zaman rakının ve düş kurmanın tam vaktidir.…