Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Cafe keyif
Cengiz PalaCengiz Pala

Sis, gece ve kartal...

05 Ocak 2012, Perşembe - 00:46
Soğuk olmayan, sisli bir İstanbul akşamı.  2012’nin bize şans getireceğinin ilk ışıklarını görmek istiyoruz. Zorlu bir Avrupa virajı bekliyor yeni yılda Kartal’ı ama Es-es’i de hafif alınmamalı. Nitekim önde basıyor rakip ve de sertçe  biraz. Gözümün ucuyla da Veysel’i izliyorum tabii, onun da gönlünün bizde olduğunu bilerek. Güzel pasları ve de kaleyi yoklayan bir yarım volesi de Eskişehir’in ilk yarıda akılda kalan atağı…

İkinci yarı yine başa baş oynamak isteyen kırmızı-siyahlılar, golcü sıkıntısı çekiyorlardı. Nedendir bilinmez,  Ersun hoca yedek kulübesinde iki golcüsünü unutuvermişti. Arkadaşım İlhan, sıkıntıdan kıvranırken, ‘sakin ol, bu maç 2-0 biter’ deyince muzip bir şekilde gülüverdi. Dakikalar 55’i gösterirken kaptan Sivok sise rağmen, topu kaleyle buluşturdu.

Ersun Yenal, golden sonra kendi golcülerini hatırladı ama Batuhan, toptan başka herkesle oynadı önce hakemle, sonra da seyirci ile. Bir-iki tehlikeli sayılacak rakip atak savuşturulacaktı ve onu da yaptı Kaptan Sivok. Sonrası da Fernandes’in çok şık ara paslarından örnekler, Edu-Almedia’dan kaçan goller izledik. Simao’yu da özlemişti tribünler, o da önümüzdeki haftalara hazırlık yapar gibiydi…

Almedia oyundan çıktı, yerine  Mustafa Pektemek girerken, gol de mi gelecek diyorduk ki, o da bizi yanıltmadı, seyirci ona ‘pektemek demek gol demek’ etiketini boşuna yakıştırmamıştı. Necip Uysal’ın bu golde payı ve de pası büyüktü. Fernandesvari ara topu, Pektemek’in kaleciyi geçerek topu ağlara göndermesi ve durum 2-0.

Sisle başlayan Dolmabahçe akşamında, takımlarından yeni yılda çok şey bekleyen taraftarların desteğiyle Kartal, 3 puanı kaptı ve yine sisle biten geceyi mutlu bir şekilde noktaladı…