Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Şimdi türküler söylüyor...

20 Şubat 2012, Pazartesi - 00:45
Buz gibi bir Beşiktaş gecesi..
Braga fatihi ne yapacak bu gece..
Sevinmeye gelmişiz İnönü’ye.
Ben buraya geldiğimde mutlu oluyor, beyimdeki bütün can sıkıcı düşünceleri unutuyorum!
Bir anlamda refaha çıkıyorum İnönü’de..
Ruhumu yeniliyorum yani..
Tribünlerde oldukça boşluklar var ama Basın Tribünü dolu.
Gelmişler..
Braga’yı yerle bir eden Beşiktaş’ı seyretmeye..
"Seyirci de biraz durgun bu akşam" derken Beşiktaş su gibi aktı rakip kaleye..
Bir heyecan dalgası sardı tabii kanımızı..
Bu arada,
“Balıkların tuzlu su içmediğini biliyor musunuz..?
Tuzlu suyun içinde yaşayıp da onu içmemek..!!
Planktonla beslenenler bile..
Suyu içine çeker, planktonları kendine ayırır, tuzlu suyu yallah dışarı atar..
Tatlı su ihtiyacını yediği besinden alır zaten.
Proteinciler de birbirlerinden..!!
‘Büyük balık küçük balığı yer misali..’
Tatlı suyu çeşmeden değil de birbirlerinin bedeninden sağlarlar.
Takımlar da böyledir..
Taraftarların “içinde” yaşarlar..
Ama onu ‘İçmezler..’
Onun gücünden faydalanır..
Onun gücü sayesinde yaşarlar..!!
Çünkü; balığı su, takımı taraftar yaşatır..” diye yazmıştım hani daha önce.
Seyirci de durdu biraz..
Dedik ya ‘Balıklar tuzlu su içmez' diye.. Tatlı su ihtiyaçlarını yediklerinden alırlar..
Su, onların ortamıdır..
Takım durunca seyirci de duruyor elbet..
Takım besinin taraftardan, taraftar da besinini GOL’den alır..!!
Futolun “Beslenme zinciri” böyledir..
Beslenme zincirini anlatırken, Gençlerbirliği’nin taraftarı beslendi! Golü buldular.
Ben de “Ah Cenk Ah..,” diyorum. “Yine erken çıktın çocuk”!
Altıpasa atılan topu gole çevirmek çocuk oyuncağıydı. Çünkü kale bomboştu..

Braga maçında “ 0” hatayla oynayan Beşiktaş defansının hataları üzüyor herkesi.
Bir grup küfürlü tezahürat yapınca stadın yarısı “Yuh” çekiyor olup bitene..
Beşiktaş maçı 1-0 yenik sürdürürken, seyirci de kızgın elbette..
Ve hedeflerinde “Fenerbahçe’miz” diyen Beşiktaş’ın başkanı var.
Yenilen golün kızgınlığı böyle “akıyor..” İnönü’de..
Şu sıralar, tribünde olup bitenleri izlemekten pozisyonları kaçırıyorum..
Protestolar birbirini izliyor..
Beslenme zincirinde aksama olmasaydı bunları da yaşamayacaktık elbet!
“Beşiktaş Takımı-Taraftar-Gol” zincirinde “Arıza” olunca o zaman seyirci de başka şeyleri sorguluyor. Hayat böyle bir şeydir işte..
Basit bir zincirdir yani..
Halkalardan birinde aksilik olursa “Tıkanma” tıkanma meydana gelir.
Her tıkanma da “Patlamayı” beraberinde getirir.
Tıpkı, diyalektikteki “Nicel birikimlerin, nitel patlamaya dönüşmesi” teorisinde olduğu gibi.
Bilgisayarın tuşlarına vuran parmaklarımı tutuyorum. Braga maçının bir 90 dakikası daha var.
“Hayırlısıyla turu bir geçelim de..” derken Quaresma attı golü.. 1-1 oldu..
Seyircide elbette gol sevinci..!!
Nedeni basit BESLENME ZİNCİRİ..
Şimdi türküler söylüyor Siyah Beyazlılar..
Unutmayın, mutluluk da bu kadar basittir aslında..
Bir ara Almeida sol çaprazdan topla giderken topu bıraktı. Hakem devam dedi. O faul bekledi.
“Bu adam ne yaptı” diye düşünürken, Anadolu Ajansı’ndan Ercan Doğan “Altıpas direği bu adam, başka bir şeye yaramaz.” dedi. Beni de güldürdü.
“Allah seni de güldürsün. Çeviririz bu maçı Ercan” diyordum ki..
“Altı pas futbolcusu” Almeida attı golü.. 2-1 yaptı Beşiktaş durumu..
Hakem olmayan hakem Gençlerbirliği’den Azofeifa’nın yaptıklarını görmedi.
Fernandes de sonunda çıldırdı.. Sarı kartı da gördü. GS derbisinde yok.
Bu da GS'lilere müjde oldu..
Taban giriyorlar hakem devam diyor..
Cenk yine “Aptal” bir gol yedi.. 2-2 ldu..
Aboo, Quaresma topu Simao’ya aradan gönderdi, Simao ortaya çeleyim derken top Fernandes’in önünde kaldı. Fernandes de yazdı golü elbette.. 3-2 oldu..
Q7 alkış yağmuru altında çıkıyor..
Ve İnönü, “Veli Kavlak” sesleriyle inliyor..
Maç 3 dakika uzadı ama ben de “Uzadım” yani..
Son düdük çaldığında ben de helak olmadan “Oh” diyorum!
Ne güzel..

Neyse OC yine kaçar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..!!