Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Sevgiyi görebilmek...

23 Ocak 2013, Çarşamba - 20:05
Huyum kurusun, ezelden beri severim konuşmayı. İlkokulda lakabım ‘’cır cır böceği’’ydi mesela. Gıcık olurdum,  bu lakaba ama öyleydi . O zamandan beri düşüktür çenem yani…
Konuşmayı, iletişim kurmayı severim ve dokunurum sevdiklerime. Gözlerinin içine bakarım. Dinlemeyi de severim, karşımdakini gerçekten dinlemekten bahsediyorum ama… O konuşurken dinlermiş gibi yapmaktan değil. Hayatımız öyle bir koşuşturmacayla geçiyor ki, dinlemiyoruz artık birbirimizi.
‘’Hadi artık , ne anlatacaksa anlatsa da işime baksam’’ modundayız çoğumuz. Ne çok telaşımız var öyle değil mi? Günün 24 saati az geliyor. Hep yorgunuz. Hep var bir telaş.  ‘’Nasılsın?’’ derken, bunu öylesine soruyoruz aslında. Birbirimizin doğum gününü bile sanal ortamda tebrik eder olduk. Şikayet etmiyorum yanlış anlaşılmasın. Tüm bu koşuşturmaca arasında sosyalleşip, kafa dağıtmaya yarıyor sanal ortamdaki sosyal paylaşım sitelerini ve faal şekilde kullanıyorum. Kastettiğim şey başka. Bir düşünün bakalım; En son ne zaman gerçekten dinlediniz eşinizi,  arkadaşınızı, çalışanınızı? ‘’Nasılsın?’’ dediğiniz eşiniz, arkadaşınız, ‘’İyiyim’’ derken, iyi miydi gerçekten? Yoksa o gözlerde ‘’İyi değilimmm, içimde fırtınalar kopuyor, bir bilsennn’’ mesajı mı vardı? Hepimizin kendi dertleri, yoğunluğu var. Zaman dar, yürekler dar…
Ama insanız, robot değil… Duygularımız, yalnızlıklarımız, dertlerimiz var. Karşımızdaki birşeyler anlatırken, yetiştiremediğimiz işler aklımıza geliverir mesela…Aklımız başka yerdedir o an. Dinliyoruzdur ama dinlemiyoruzdur gerçekte. Her şeyi içimizde yaşayıp, tüm dertleri tek başımıza sırtlayan insanlar olduk. Konuşmaya bile zamanımız yok, ruhumuz yok. Hepimizin yüzünde birer maske… Bazen kendi dertlerimizden, meşguliyetlerimizden sıyrılıp, sevdiklerimizin gözünün içine bakmak lazım. Orda dile dökülmeyen, deşifre edilmeyen çok şey görmek olası…
 İş bitmez, koşuşturmaca bitmez. Hep olacak. Gelin bugün ’’ Sevdiklerimizin Gözünün İçine Bakma Günü’’ olsun. Belki ‘’Nasılsın?’’ sorusuna ‘’İyiyim’’ cevabı veren yakınımız , aslında konuşmak istiyordur , kim bilir? Aslında bence,
HER GÜN ‘’ SEVDİKLERİMİZİN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKMA GÜNÜ’’ olsun… Bu daha güzel...