Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Sevgiden öte...

07 Mayıs 2016, Cumartesi - 16:18
SEVGİDEN ÖTE
İçini ısıtan bir alev, yokluğu ile bir özlemdir anne. Yalnız özlem mi, öyle bir boşluktur ki annesizlik, sığınacak bir kucak bulamazsın, seni dinleyecek, sana inanacak, seni koşulsuz bağrına basacak, sevgisi ile güveni ile sarıp sarmalayacak, mutluluğunu, derdini paylaşacak, gözyaşına derman olacak, zekâsını senin için kullanacak, yüreğini önüne serecek sonsuz bir sevgi bulamazsın annesiz bir hayatta.

Bu doğruları tüm olarak ele alırsak eğer, o zaman annelik, bir külfet, bir bağlılık veya bir bağımlılık mıdır? Sorumluluk duygusu ve yüreğinde sevgi kıvılcımları olan, ruh sağlığı yerinde, özel hayatında kişiyi mutlu eden ve mutluluk bulan bir anne için evlâdı ile olan hayat ve sevgi paylaşımı artık cenini karnında hissettiği andan ölümüne kadar taşıyacağı sarsılmaz bir sevgi cennetidir.

Annelik sevgiden öte fedakârlıktır. Yaşam imkânlarına imkân katma, manevi desteğini esirgememektir. Görevden öte,  nimettir, ayrıca meslektir annelik. Bunu yapanlar sessiz olurlar, yapmayanlar ise annelikleri ile övünerek dolaşırlar.

Annesi olup da o şefkatli yakınlığı bulamayan, anneden gelen inanılmaz baskı ve hayat yoluna konulan engelleri yıkamayan evlat en yakın sığınacağı limanda sürekli maddi ve manevi çalkantılarla boğuşmak zorunda kalır. Zaman zaman yenilir, zaman zaman kendisine uzanan bir elle yine hayata tutunur ve elbette ki yaş kemale erince uykusuz gecelerini hayat korkusu ile süsler.

İnsan yüreğine nakşedilen bu ulvi sevgiye huzur katmamak da niye? Tanrının bahşettiği bu yaşanası hayatı zindana çevirmek niye? Hiçbir anne evlâdına kıyamadığı gibi, genlerinde asilik barındırmayan hiçbir evlât da bayrak dikercesine bu duvarları yıkamaz.

Bir insan var da yok ise, niye yok? Bir babanın egoizmi yüzünden, anneyi cezalandırma niyetine, aslında çocuklar mı acaba cezalandırılmış, anneden uzaklaştırılmıştır? Bunun cezasını Rabbim versin. Anne, ailesinin kurbanı mı olmuştur, cahil mi kalmıştır acaba ki anneliği biyolojik sınırları aşamamış olsun veya anne sosyal çevrede bile pek kolaylıkla fark edilmeyen fakat fark eden kişinin de ondan uzaklaşarak kendisini kolladığı çeşitli ruh hastalıklarından birine mi yakalanmıştır?

Bu anne tedaviyi şiddetle reddeder. Evlâdını kendi dünyasına kilitler ve kesinlikle dışarı çıkmasına engel olur. Genelde bu tip anneler evlâtlarının eğitimine ve öğretimine titizlikle önem verirler. Evlât şahsiyetini tek başına bulsa bile topluma güzel niteliklerle intibak eder. Artık onun yapacağı tek şey yarım bardak suyun iyi ve kötü tarafını görmek, yaşanmış travmayı canı yana yana kabullenmek ve o yarım bardak suyu içerken annesine de şükretmektir.

Bu nedenle Mayıs ayının ilk Pazar gününü Anneler günü olarak değil de Anne ve Evlât günü olarak kutlanmasını daha doğru buluyorum çünkü Anne de Evlât ayrılmaz bir bütündür.

Tanrım herkesin ocağını mutlu kılsın, sağlıksız ruh hallerine şifa versin ve her yuvaya hayırlı evlâtlar nasip etsin.