Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Sevdin mi adam gibi seveceksin...

10 Aralık 2013, Salı - 01:22
Varsın maç 1-1 bitsin..
Olsun, bu olaylı öğrendiğinizde Beşiktaşlı olmaktan gurur duyacaksınız..
Muhtemelen, bu yazıyı okuduğunuz dakikalarda Beşiktaş – Sivas maçı çoktan bitmiş olacak!
Ama, Kalemlerin Efendisi Yılmaz Özdil’in yarın (Bugün),
Fethiye’nin ve Beşiktaş’ın kurucularından Fethi Bey’in,
yani Yüzbaşı Fethi’nin, nam-ı değer  “Tayyareci Fethi”nin öyküsünü okuduğunuzda Beşiktaşlı olmaktan gurur duyacak, Atatürk’ü bir kez daha çok seveceksiniz..
“Bir deliyle benim aramda bir tek fark var. Ben deli değilim..” (x)
Yani; BİZ, deli değiliz..!!
Bu yüzdendir sıcak sıcak oturmak varken, bu soğuk havalarda statlara koşmak..
Bu yüzdendir, gönlünü kaptırdığın takımdan vazgeçmemek..
Bu yüzdendir bu kar soğuğunun altında umut etmek..
Bu yüzdendir “Sana söz, yine baharlar gelecek!” demek..
Ve, bu yüzdendir, fırtınalı denizlerde bile sevdandan vazgeçmemek..!!
İşte bu yüzden,
“Bir deliyle bizim aramızdaki bir tek fark vardır! Biz deli değilizdir..”
İşte, bu yüzden de kimi, camiye gider dualar edip gelir maça..
Kimi Eray Aydemir gibi “Allah’ın evi Allah’ın evidir” diyip, kilisede mum yakıp gelir stada..
Saint Antuan Kilisesi’ne uğramış..
Kimi de benim gibi Uganda’dan uğurlu “totem” getirtip “Hulu hulu” diyerek totem yapar!
Her ne kadar Ege’de
“İzmir’in kavakları,
dökülür yaprakları,
bize de Bucalı derler,
yakarız Karakartal’ı”(!) durumu yaşansa da..:))
Sevdin mi adam gibi seveceksin çünkü..
Aynı suda iki defa yıkanamazsınız...
Diyalektiğin en temel kuralıdır bu..
Ve bunu hatırlayacak ve ileriye bakacaksınız…
Hiç izin vermeyeceksin yaşam sevinin öldürülmesine..
Çünkü,
“En kusursuz cinayet, birinin yaşama sevincini öldürmektir”..(xx)
Beşiktaş ve onun Siyah – Beyaz’ın türküsü yaşama sevincin ise..
Bu cümleyi de asla unutmayacaksın arkadaş..!!
Siyah-Beyazlılara, haksız verilen son cezalı maçında Beşiktaşlı kadınlar stattaydı ama..
Almeida maçın başında golü atınca, bakın yaşama sevinci geri geldi!
Gördünüz mü bak..
Yaşama sevincim yerine geldi!
Aslında yaşamın örgüsü, bu kadar basittir zaten.
Onu zorlaştıran, insanoğlunun kendisidir…
Ben totemimi yapmışım şöyle rahat rahat maç seyredeceğim dedim bu gece..
Ama nerede..
Beşiktaş dünyaları kaçırdıkça ben, hop oturup hop kalkıyorum..
Kadın taraftarlar kesintisiz tezahüratlarıyla kendilerine özgü “toteme” devam ederken, ben, Uganda’dan bana gelen yerli maskesiyle “totem” yapıyorum..
İlk 15 dakikada Beşiktaş’ın 5-0 yapması lazımdı..
Hele elinizi vicdanınıza koyun
33 dakikada Almeida’ya yapılan hareketin hakem kararı, “devam” mi olmalıydı..
Allah aşkına hem ceza sahası içi, hem arkadan, hem tekme..
Uganda’da bile buna penaltı veriyorlar ama..

Penaltıyı vermeyen Hakem Bey’e kadın taraftarların tezahüratı duyulmaya değerdi doğrusu!
Ben durumu şöyle incelteyim:
Şimdi, Hakem Bey’in bedeninin,
üst kısmı ile alt kısmının birbiriyle zıt, dairesel döngü hareketleri yaptığını anlatın bi’şiydi bu!

Yani Beşiktaşlı kadınlar, bir insan bedeninin, baş ile ayak kısmının uyumsuzluğunu hep bir ağızdan ifade ediyorlardı..
Anlatım manidar, ama ifade güçlüydü..!!
Misal, Üniversite adaylarına şöyle sorulabilir:
“Baş ile kaş” ya da “baş ile göz” arasındaki uyumsuzluğa ne denir!?”
Yanıt:
Bir insanın omuzların üstündeki baş, sağdan sola oynarken; belin altındaki bölümün aynı hareketi yapacağına, darbuka eşliğindeki gibi titremesine ya da yukarı aşağıya A Ritmik fiziksel çizgiler ortaya çıkarmasının anlatımı budur..
Kısacası, baş ile…J))
Neyse, ilk yarı pozisyon itibariyle 5-6 olacak skor 1-0 bitti.
Sivas’ın da direkte patlayan iyi bir girişimi vardı tabii
Futbolunu kaderidir bu, ne yapacaksın..
Oyun 1-1 biterse de şaşırmayacaksın..
Tıpkı, hani o güzel insan, güzel şair,
“Gemlik’e geldiğinde
Denizi göreceksin
Sakın şaşırma” diyor ya..
Onun gibi…
Siz de şaşırmayacaksınız..
2. yarı Sivas Beşiktaş kalesinde epey tehlike yarattı!
Tecrübeli kaleci Tolga’nın Fernandes’in yerine giren Muhammed’i yanına çağırıp uyarması bence futbol adına ders alınacak bir andı…
Saha içinde kaçan pozisyonlar hayata dair ders niteliğini taşırken Sivas golü buldu.. 1-1 oldu.
Tolga’nın kayarak boşa çıkmasıyla iyi bir şans yakalayan Sivas, pozisyonu kullanamadı.
Aha şuraya yazıyorum..
Motta, duran topları Fernandes denilen adamdan bin kat daha iyi kesiyor..
Düşünsenize, bacaklarında adeta dermanı olmayan Fernandes ancak ön direğe topu kesiyor..
Maç 1-1 bitti
Şaşırmayacaksınız..
Bir daha totem yaparsam..
Ah ah..Atem totem ben seni..!!

Ben CAN; Orhan Can’dan bu akşamlık da bu kadar..
En Kalbi Muhabbetlerimle..

Ha, bu maçın daha fazla teknik analizini İsmail Er’in kaleminden okumalısınız..

(x) Dali
(xx) Paulo Coelho
(xxx) Orhan Veli