Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Sevdanın hasatı...

17 Ekim 2014, Cuma - 14:17
Biz kadınlar dönem dönem fındık kabuğunu doldurmayacak şeylere içerler, alıngan, kırılgan oluruz malum. İşte bu sabah öyle bir anımda defterimin ön yüzü yerine yanlışlıkla arka sayfasını açtığımda bir not gördüm.Kızımın el yazısıydı ve "Seni çok seviyorum mama."yazıyordu.
İçiçe geçmiş iki de kalp çizmişti o narin elleriyle. Gözyaşlarım hücum etti anında, yazısını öpüp defterimi göğsüme bastırdım. Yeryüzünün en mutlu insanı oluvermiştim. Kısacık üç kelime kasvetimi dağıtmaya yetmiş de artmıştı...
Aslında 5 - 6 senedir aramızda şekillenen bir oyun gibi bu not yazmalar. Noram birinci sınıfta henüz okumayı yazmayı yeni sökmüşken, motivasyonunun düşük olduğu bir sabah alt dudağını sarkıtmış kahvaltısını ederken, "Keşke okulda yanında olabilsem de yüzünü güldürsem." diye düşünmüş aklıma ona not yazmak gelmişti.
Pembe bir post-it kağıda "Canımın içi seni çooook seviyorum." yazıp bir de kalp çizmiş, gizlice kalemkutusuna koymuştum.Okul sonrası eve geldiğinde boynuma sarılıp "Mama seni çok seviyorum. Bugün bana sürpriz yapmıştın , çok şaşırdım görünce , çok sevindim mamaaa" deyip öpücüklere boğmuştu. Ertesi hafta bir not daha yazıp montunun cebine koydum, sonraki hafta gardrobunun kapısına, ayakkabısının içine....
Bir gece yatakta yastığıma sarılmış uykuya dalmak üzereyken birşey değdi elime. "Bu da ne?" deyip ışığı yaktığımda kalpler, seni seviyorumlarla dolu bir sevgi seli ile karşılaşmıştım. Sevgi ekince, sevgi biçildiğini öğrendim böylece...
Fuzuli'ye sormuşlar " Sevmek mi daha güzeldir, sevilmek mi?" "Sevmek" demiş , " çünkü sevildiğinden hiçbir zaman emin olamazsın." E hadi o zaman, cömert olalım sevdiklerimize.