Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Ses benzeşmesinden uzak...

02 Kasım 2013, Cumartesi - 04:40
Kelimelere sığmış ahlar, kelimelere sığmış isyan.
Ağır olan her neyse o yüklenmiş...
Zihin kalbe hükmeder, yaban kalmışlığında hayatın tırpanında....
Kimi yaz getirir, kimi bir gülle bahar getirmiş. Kimi gülümsetmiş cümleye noktayı koyuşunda...
Ah dedirten, gönderisinde vah dedirten, devrimsel isyanın ihtilalleriyle cümleyi devrik kurmuş.
Dil tutukludur, gönül özgür döker harfleri,
Küçük göletlerde kopan fırtınanın hortumunda oluverir okyanus..
Yüzmeyi bilmeyen boğulur kalır, tek bir ünlemde.
Hayalin sınırsızlığında kimi de kaybolur derinliğin sığkalmış cılız konuşmaların ipine dolanışında.
Hadi gelde pranga vur bakalım, kolaysa...
Kilit kırmıştır satırlar çoktan,  manadan uzak karmaşasında...
Viran için orak kullananın, toplu iğneye dönüşümünde...
Dere tepe düz...
Taşa, toprağa yaprak sermiş evren...
Rüzgarı savurur, yağmur...
"Deli" denmiş ya bir kere, aklı arar olmuş her kitabın öyküsünde kendi olmamışını...
Gönülden dökülmemiş hiç bir cümle ız bırakmıyor, hiç bir günde...
Kalem olup yazmak her öze has gibi görünsede..
Kalp dökmemişse özünü söze, ister tükenmez ister kurşun, kalem yazsın...
Silgi siler, yaşanmamış her kelimeyi, yalan olup  dokunmasın hiç bir gerçek yüreğe diye...
Akmışsa eğer gönül kelimelere, işte o zaman köprü kurulmuştur, her gönüle ve hiç silinmesin diye...
Tarzı oluşturan duruş...
Haznene birikmişse yaşanmış kelimeler topluluğu, cümle kurmak kolay..
Yoksa aynı tekrarında suya yazılır her satır...
Gemiyi fırtına atlatmadan götüren kaptan olmayışının gerçekliğinde..
Yaşamayan kelimeler, kağıda dost olmaz..
Tuttu yüreğim kalemi, varsayıyorum dilsisizim, o konuşsun..
Silinip giden tüm dostluklara inat, kağıdım hep kalsın diye...
Ses benzeşmesinden uzak anlamı güçlü kılmak adına...
Buruşturulup atılmasın emi!