Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Silgisiz Kalem
Ayhan DurmuşAyhan Durmuş

Sen istersen eğer...

20 Haziran 2013, Perşembe - 01:55
Terin boncuk boncuk alnından aşağı süzülür; tüm düşmanların bir
ordu olup üstüne gelirken ya teslim olur, ya kafa tutarsın bir dağ
misali. Çünkü dağlara birşey olmayacağı kazınmıştır bilinç altına...
Ve işine gelmezse uyanırsın o bitmek bilmez kâbustan...
Ya gerçek yaşamda işimize gelmediğinde uyanmak gibi bir lüksümüz var mıdır?
Mümkün müdür, zamanı döndürmek geriye?
Usunuzun bir tarafında boşluk hisseder misiniz zaman zaman, kaybettikleriniz den açılan?
Hani bir gülüşüne dünyayı değişmeyeceğiniz, olabilse yanınızda üstüne titreyeceğiniz,
ama bir daha merhaba demeye bile şansınız olmadığını bildiğiniz yakınlarınızdan...
Kaybettikleriniz için vakit çok geç olsa da, yaşarken unuttuklarınız,
kalp kırıklarının verdiği acıya yenik düşerek terkettikleriniz, ama içinizin
bir köşesinde sızısını, adını her duyduğunuzda hâlâ hissettikleriniz için hiç
geç değildir aslında...
'Yaşadığım hiç birşeyden pişman değilim...' sözleri bu zamana kadar hayat
felsefeniz olmuşsa bile bunun böyle olmadığını kendinize hiç mi itiraf
etmediniz? Gerçekten etmediyseniz, gördüğünüz kâbustan uyanmayı başaramayacaksınız demektir...
Çünkü dinlemediğiniz iç ses artık duyulmaz olmuştur...
Elbetteki pişmanlıklar olacaktır. Bu pişmanlıkları kendimize bile itiraf ederken zorlanıyorsak eğer,
güçlü görünmek gibi bir zırhın ardına sığınıp bunu sürdürmek için uzun vade de içimizden birşeyleri,
belki de sahip olduğumuz en güzel şeyleri; bizi biz yapan duygularımızı köreltmeye başlarız ki,
çevremiz birden bire tenhalaşır, duygularla süslenmemiş,
sevgiyle beslenmeyen dostluklarımızı bir bir kaybetmeye başlarız o zaman...
Gelin herşeyi; sahip olduklarımızı, yitirdiklerimizi, hatalarımızı,
dürüstçe, kendimize de haksızlık etmeden bir gözden geçirelim, muhasebesini yapalım yaşadıklarımızın.
Gün çok geç olmadan daha elimizdeki değerlerin kıymetini tekrar tekrar hatırlatalım kendimize...
Her birimizin affedemediği, içine sindiremediği yaşanmışlıkları olmuştur muhtemelen...
Hadi, affetmeyi bir kez deneyelim, belki de kendimize en büyük iyiliği yapacağız,
kimbilir?