Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
İsimsiz
Bahattin YücelBahattin Yücel

Seçime Doğru

01 Mayıs 2011, Pazar - 23:40
Hükümet yaklaşık on yıldan bu yana Başbakana odaklı kampanya yürütme alışkanlığını sürdürürken, muhalefet savunma yapmaktan, bir türlü gündemi belirleyecek atağa kalkamıyor.
Oysa muhalefetin kullanabileceği o kadar çok olumsuzluk var ki.
Uluslararası piyasalarda gözlenen gelişmeler, AB ülkelerinin içinde bulundukları ekonomik sıkıntılar, komşu ülkelerde yaşanan çalkantılar, hükümetin manevra alanını giderek daraltıyor.
Üstelik sıcak para kıskacındaki Türk ekonomisi, ülke tarihinde görülmemiş büyüklükte kaynağı belirsiz para girişleriyle ayakta tutulmaya çalışılıyor.
Cari açık başta Başbakan AKP yöneticilerinin dile getirmekten hoşlandıkları deyimle ifade edersek, Cumhuriyet tarihinin en yüksek düzeyine ulaşarak, 55 Milyar doları aşıyor.
Borçlanmayla sürdürülebilen, ithalata dayalı büyümenin sağlıksızlığı, belli etmemeye çalışsa da iktidarı içten içe ürpertiyor.
Sayıları 28 Milyonu bulan ücretli, emekçi ve işsizlerin, ekonomik durumlarının yetersizliği gün geçtikçe derinleşiyor. Bu kesimin seçmenlerin yarıdan fazlasını oluşturduğunu en azından fark ettiği izlenimini veremiyor muhalefet partileri.
Ülkenin Güneydoğusunun ayrılıkçı bir siyasal akımın inisiyatifine terk edildiği görünümü  ise -bu durumu özgürce tartışmak  bir yana- haber perdelemesi ile kamuoyundan gizleniyor.
İleri demokrasi, halkın iktidarı gibi boş söylemlerle yönlendirilmeye çalışılan kamuoyu, yanlış bilgilendirmeyle, şaşırtılıyor.
Bu ortamda -AKP yandaşlarına göre ileri demokraside- seçim barajı yüzde ondan bir türlü aşağı çekilemiyor.
İktidara karşı olanların telefonları yasa dışı dinleniyor. Özel yaşamları ahlak dışı yöntemlerle internet ortamında yayınlanıyor.
Geçmiş yıllarda iktidarın dış destek olarak gördüğü ve dört elle sarıldığı izlenimi veren AB üyeliğini elde etmeye dönük yaklaşımı, Başbakanın iç politikadaki duruşunu güçlendirmek için bu kez yerden yere vuruluyor.
İktidar bir yandan çekinmeden heykel yıkıyor. Gerçekten ancak aklı başında olmayanların başvuracakları anlamsız projelerle, kamuoyunda gerçek gündemin tartışılmasını engellemeyi başarıyor.
İktidar aslında pamuk ipliğine bağlı, bir dehşet dengesi kurarak seçimlere giriyor.
Pekiyi muhalefet ne yapıyor?
İyi bir reklam kampanyası dışında, seçmenlerine yeniden üretecek, Türkiye’yi büyütecek projeler sunamıyor.
Olmayan kaynakları dağıtmayı vaat ederek, iktidarın sürdürdüğü sadaka ekonomisinin yörüngesindeki sosyal politikayı kurumsallaştırmaya soyunuyor.
Ülkenin geleceğini yok edecek niteliğe bürünen, eğitim sistemini nasıl değiştireceği konusunda, soyut tekerlemeler dışında açıklanmış planları yok.
İhracatın yüzde otuzuna yakın bölümünü sağlayan turizm konusunda, incir çekirdeğini doldurmayan, basmakalıp söylemlerle seçmenin karşısına çıkıyor.
Sağlık alanında alternatif politikalarını ortaya koyamıyor.
Dış Politikada, savunma stratejilerinde ne yapacaklarını doğru biçimde anlatamıyor.
Öte yanda 1 Mayıs günü Taksim’de 1 milyon kişi toplanıyor.
Başta Ana Muhalefet Partisinin asıl oy almayı hedeflemesi gereken tabanı, meydanlardan taşıyor.
Beklenen Genel Başkanlarının parti örgütünün önünde yürüyerek Taksim’e gelmesi değil mi?
Ne gezer?
Diğer muhalefet partisi ise varlığını destekleyen çevreler, başka pratiklere yöneldikleri için eskiden merkez sağ olarak tanımlanan alanda siyaset yapan, farklı görüşlerden siyasetçilerle kamuoyunun karşısına çıkıyor.
Tam bu sırada Suriye’de Esat rejimine karşı sahnelenen direniş, Batının açık desteğiyle denetimden çıkmaya başlıyor. On binlerle ifade edilen kitlelere, protesto etme olanağı tanımak yerine, aşırı güç kullanılarak ateş açılıyor.
Suriye’de olanların ardından, Türkiye’ye doğru yoğunlaşma eğilimi gösteren bir göç dalgasının işaretleri gözleniyor.
Aynı sıralarda televizyonlarının başında büyük keyifle survivor adlı programı izleyen Türk seyircisi, normal doğan, erken doğan ve Nihat Doğan esprisiyle eğleniyor. Böylece verilen rolü çok iyi oynayarak herkesi kandıran bir oyuncuyu kategorize ederek, orta zekâlılığı alaya alıyor.
Bu duruma canım çok sıkılıyor.Sizin?