Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Şaşkınlığım gülümsetti...

17 Ocak 2012, Salı - 08:56
Şu son günlerde üstüme bir keyifsizlik çöktü, bir duygusallık, bir isteksizlik, bir hüzün. Tabii ki bunlar nedensiz değil, bir haftada üç ölüm haberi beni sarstı. Belki de bu üzüntüler hassas bir dönemime denk geldi ama ben bu konuyu işlemekle sizleri yormak, üzmek istemiyorum. Her şeye rağmen geçenlerde yaşadığım bir olay beni epeyce güldürdü. Bari sizlerle bunu paylaşayım dedim.

Yemek pişirmeyi ve lezzetli et yemeklerinde hardal kullanmayı severim. Yemeğe tat verir. Mutfağımda türlü markalarda hardal bulundurmaya özen gösteririm ama her nedense dikkatsizliğimden kaynaklanmış olacak ki dolapta hardal kalmadığını görür görmez kendimi Kurtuluş Caddesine attım.

Malum Kurtuluş Caddesi artık diğer muhitlerden alış verişe gelinen bir yer oldu. Marketler, kasaplar, manavlar, mezeciler, hazır yemek satanlar vs.. birbirleriyle yarışıyorlar.

Benim sürekli uğradığım iki büyük market var. İkisine de gittim, aradım, aradım ama hardal bulamadım. Sordum tabii fakat görevliler soruma soru ile cevap verdiler. “Neeee?” “Hiç bizden almış mıydınız?” “İyice aradınız mı?” gibi sorular. Aklım ermedi, diğer marketleri de dolaştım. Oralardaki personelin tavrı da bir başkaydı. Donuk bakışlarla, bir cevap bulmaya mı çalışıyorlardı, yüzümde onlara tuhaf gelen bir şey mi vardı da şaşkın şaşkın bakıyorlardı, çözemedim. Son kez bir meze evine girdim, yılların mezecisi. Adam garip garip baktı yüzüme ve “Bundan önce kullanmış mıydınız?” diye sordu.

Anlamadım gitti, hardal satışı yasak mıydı acaba yoksa hardalın bir başka manası mı vardı da ben bilmiyordum. Eh! Nasıl olsa Balık Pazarına gidecektim, oradan bulurdum elbette.

Eve dönerken bir tanıdığa rastladım ve hardal muhabbetine girerken birden ne fark ettim biliyor musunuz? Olamaz…ama gerçekten, olamaz. Ben, hardal ararken satıcıların karşısına geçip “Moutard” sormuşum, mutar aratmışım.

Eh canım mutarı nereden bilsin adam, işi mezecilik dahi olsa. O, lakerdayı da bilmez, lardonu da. Hoş, sitemim yalnız satıcılara değil, geçenlerde fava tepsisini gösterip de “Bir kap da tarama alayım” diyen Louis Vuitton marka çanta ile alış verişe çıkan hanım da şaşırttı beni.

Ben nelere şaşırmıyorum ki İstanbul’um, bari bu kez şaşkınlığıma güldüğüm için mutluyum şimdi.