Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Meyhaneden
İlia Shestakofİlia Shestakof

Sanal Meyhane ve Müdavimleri – 2

28 Mayıs 2011, Cumartesi - 08:35
Eski İstanbul Meyhaneleri ve Meyhanecileri Grubu olarak 4. toplantımızıda Pangaltı Astek Restaurant’ ta <<<- Bilezikçi Sokak Pangaltı girişi > 14 Mayıs itibarı ile düzenledik, fena da geçmedi diyebilirim <<<- isteyenler toplantı ile ilgili fotoğraflara Eski İstanbul Meyhaneleri ve Meyhanecileri Grubu sayfamızda bakabilirler >. Aslında bu tür organizasyonlar zor iş; birincisi elimizden geldiğince mekânın birazcık meyhane öğesi taşımasına dikkat ediyoruz  < rakısı, mezeleri, hizmet edenleri, müdavimleri, geçmişi ile >, ikincisi bilirkişilerin seçtiği meyhaneler de hele cumartesi günü demlenmek hem eskilerin tabiri ile “ o paraya ben ….. arsa alırım” hem de gece sonunda “ geldik, yedik, içtik, gürültüden başımız ağrıdı, iki kelâm laf edemedik, gidiyoruz” şeklinde gerçekleştiğinden tarafımızca tercih edilmemekte, üçüncüsü mümkün olduğunca ulaşımın kolay olması < özellikle alkol sonrasında araba kullanılmayacağı göz ardı etmemel lâzım > gibi çok bilinmeyenli denklem misali….
 
Neyse bu defa, alternatifler; Nevizade’ de cumartesi günüde bizlere makul bir fiyat sunan bir mekân ile adını burda söylemek istemediğim …… Meyhane; ….. Meyhane iki gün evvelinden kesin sayı ve peşine 55.-TL kredi kartına 60.-TL diyince kontakt attı, kabul etmedim < ben gidip kredi kartından 55.-TL çeksem ödeyeceğim faiz 1,24.-TL hem insanı keriz yerine koyarlar hem de cuma, ctesi başka gün müşteri yok diye ağlarlar > , Nevizade’ de ki mekânın rakısını beğenmedim ama başka şans yok diye düşünürken aklıma birden benim eski oturduğum sokaktaki Astek geldi, özellikle akşam üstüleri eve dönerken kapı kenarında demlendiğini gördüğüm müdavimlere imrenerek bakardım da üç sene zarfında gitmek hiç nasip olmamıştı……
 
Grubu kurduktan sonra; www.turkiyevedunyadanlezzetler.com’da “İstanbul'da eskiden içkili geleneksel semt lokantaları yaygındı. Bu mütevazi yerlerde içki biraz bahaneydi, asıl amaç güzel yemek yemek ve tabii sohbet etmekti. Mahalle sakinleri ve esnaf akşam olunca bir araya gelip hem sohbet eder hem de yemek yiyip birkaç kadeh parlatırlardı. Şimdilerde bu tip yerlerden çok az kaldı, çoğunun yerini birahaneler ve pub'lar aldı. Pangaltı'da bulunan Astek 20 yıldır faal olan ve öğlenleri sulu yemek verip akşamları mezelere ve ızgaraya dönen bir yer.” olarak bir gün dahi uğramadığım için pişman olmuştum. Her neyse telefon ettim, “fiyat almaya geliyorum” dedim, gittim üç kalem sordum < 70 lik rakı 60.-TL, meze 5.-TL, ana sıcaklar 10.-TL > , cevaplarını alınca 15 kişi reserve ettim, “ 25 kişi olursak ne olur?”… “Ondan kolayı ne var kaldırıma bir iki masa atıveririz.” cevabını alınca tam bizim kafaya uygun bir yer dedim kendim kendime, o akşam neler oldu ise grup sayfamızda…..
 
Gelelim esas konumuz olan sanal meyhanemizin müdavimlerine, hazır laf gecemizden açılmışken ordan devam edelim……….
 
Birinci olarak Coco abi; kimliğinde Kasım Olutaş yazmasına rağmen bütün Cihangir onu Coco Zafer diye bilir, hatta evlendiği ilk günlerde eve Kasım Olutaş adına gelen mektubu, hanımı böyle bir kimse yok diye almamış. Coco abi, gecemizde yine yaptı güzelliğini eli boş gelmedi, kesin indirimli tarifeden aldığı < çıkaralım bir COCO Card diyorum parayı götürelim, ben anlamam sen beni kazıklarsın diye yanaşmıyor > Şütte’ nin taraması ile Adalı Cemal’ in midyelerini bizlere ikram etti. Coco abi, 6 Eylül 1955 İlkyardım doğumlu,      “kendimi bildim bileli Beyoğlu dışında kendimi rahat hissetmiyorum” hayat felsefesini bir nebze ifade ediyordur. Coco abi’ nin hayatı kitap, birazcık özetlersek; çocukluğundan ticarete atılmış < Taksim’ de gazete dergi satarken konsomatrisler pavyon çıkışı çorba içmeye giderken illâki bir iki magazin degisi, bir iki pembe dizi alır ertesi gün yarı fiyatına iade ederlermiş, bir sonraki gün yine aynısı...nasıldı şarkı “.....söyletmen beni....” >, Taksimspor’ un kaleciliğini yapmış, sonra çay ocağı işletmiş, sonra telsiz pazarlama adım adım Anadolu, Güneydoğu Anadolu anıları var saatlerce dinle, sonra yine Taksim’ de gazete bayi, sonra Şırnak kömür madeni baş bekçisi, şimdilerin müteahhiti.........daha neler neler..........kısmet ise bir gün inşallah.......... 
 
Sonra Nuri abi var; Nuri abi ile 1997’ de Emperyal Grubu’ nda <<<- Emperyal, casinolar , senin ne işin var demeyin tam birazcık parayı bulacaktımkine teknik hatam geç kaldım, kısmet değilmiş olmadı :(((( > tanıştık, o gündür bu gündür görüşüyoruz. Nuri abi, Emperyal Grubu’ nun İthalat İhracat Müdürü, Emperyal’ de çalışmak kolay değil, stres var, stresi atmak için rakı var, rakı olunca muhabette var, falan filan........ Nuri abi, gecenin ve her zaman her yerde toplantıların neşe kaynağı. Geçen sene by pass oldu, ah birde sigara içip hanımınıda kızdırmasa, ama dinleyen kim..............
 
Daha sonracıma İzzet Ȫzkaya; İzzet Bey denizci <<<- mektepli>, aynı zamanda Türk Sanat Müziği ses sanatçısı <<<- Perşembe akşamları TRT Müzik'te Arif Özgülüş’ le Meşk, programında Yücel Uğurlu ile kendisini izleyebilirsiniz > benim onun için değerlendirmem o ki asil duruşunun yanında en önemli özelliği yorumlarındaki nokta atışları. Dalgalarla boğuşan tekneler ile ilgili bir klip koyar bakmışsınız birçoğumuz  ama hayalini ama geçmişteki bir anısını dökülüvermiş, sonra grubumuzda bazen üyelerimize yolladığımız mesajlardan birine cevaben " Sadece meyhaneler değil her şeyin eskisine rağbet gerekiyor bence; Eski İstanbul, eski şarkılar, eski dostlar, eski yemekler, eski İstanbul hanımefendileri ve Beyefendileri...selam ve sevgiler.... " dedi noktayı koydu. Kısaca İzzet Bey az konuşur öz konuşur ve her meyhaneye kendileri gibi ağır bir top her zaman lâzım......
 
Gelelim dört toplantımızda üç katılımla bizleri şereflendiren Fitnat Barut ve Yalçın Ȫzal çiftine, taaaa İzmit’ lerden kalk gel bizim etkinlikleri elinden geldiğince kaçırmamaya çalış. Tek kelime ile sizlere beş yıldızlı teşekkürlerrrrr............
 
Daha başka kimler yoktu ki; İrem İşmen <<<- bir kandırsamda bu sayfam için ama eski rum, ermeni komşularından, sokak arası mezecilerden bahseden ve bildiği mezeler ile ilgili bir iki yazı koparsam ne güzel olacak> ailesi ve arkadaşları ile geldiler, Waz Mehmet Temeloğlu <<<- facebook rakı muhabetlerinin duayenlerinden, sakın waz rakısını duymadık demeyin > sağolsun ikidir bizleri yalnız bırakmıyor, Berç abi ve ailesi, Cenk Uras <<<- bir hikayesini yayınladım, yakınlarda bir yazısı daha geliyor > ve ailesi, İsmail Arabacıoğlu, Levent Günal.......diye gidiyor onlarda kaldı başka sefere...........
 
Yazımızın sonunda diyoruz ki; İstanbul’ da gerçek meyhaneler ve meyhaneciler olana kadar mücadeleye devam, soframızdan rakılar, mezeler, muhabetler eksilmesin efendim……..