Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Sanal gerçeklik soyut yalanlar...

05 Ağustos 2017, Cumartesi - 22:50

Ben facebooktan sana ulaşırım.

BEN O ŞEYİ SEVMEM.

O şey demek de niye ?

BANA BİR ŞEY KAZANDIRMIYOR, BAŞA BELA DA OLUYOR.

 

Benim için facebook kullanmak, hoş zaman geçirmek, insanlarla haberleşmek, gündemi takip etmek, biraz da eğlenmek, günlük düşünceleri farklı bir tarafa yönlendirmek, deşarj olmaktır.

 

Uzun yıllar görüşemediğim hatta yurt dışında hangi ülkede olduklarını bile bilmediğim kişilerle sanaldan bile buluşmak ne kadar güzel. Kutlamaları biraz abartsak bile insanların birbirlerini mutlu etmeye çalışması gerçekten moral verici. Hal hatır sormak hatta biraz nostalji yapmak fena mı oluyor? İnsanların hobilerine, uğraşlarına göre gruplar kurması, zevklerini paylaşması ve geliştirmesi, haberleşmesi, şakalaşması veya dostlarının yasını tutması ile nezaket ve saygı kurallarının hatırlatılması zaman zaman gerekli olmuyor mu? 

 

Fikir teatisi, sevgi paylaşımı, tartışmalar, karşılıklı olursa daha elverişli olsalar bile, interneti şahsi kullanımlarda sınır tanıdığımız sürece, o hızına ulaşamadığımız teknoloji bizden yardımını esirgemez, yeter ki kullanımında dikkati elden bırakmayalım. Örneğin, yazılarda ve makalelerde olduğu gibi, o anki ruh halimizle belki aşırı yorgunluk veya üzüntülü bir anınızda klaviyenin başına geçtiğimizde karşı tarafa ifadelerimizi, ses tonumuzu, bakışlarımızı yansıtamıyoruz dolayısı ile ayağımızı frene basıp kelimeleri seçmek zorundayız. Buna hoşgörü ile yaklaşmayan kişilerle zaten sosyal medyada yazışmamaya dikkat etmemiz lehimize oluyor.

 

O “şey”i kullanmayanların arasında klaviye de kullanmayanlar, hatta hala cep telefonunu bile ihmal edenler var. Teknolojiyi laiki ile kullanmak gerçekten zor fakat biraz çaba göstermekle insan kendisine bir meşgale bulabiliyor, çağın gerisinde de kalmıyor. Ah bir de sayfamızı ele geçirenler olmasa, fotoğraflar anılarla birlikte akıp kaybolmasa. Nazardan korkanlar Facebook u suçlamasa.

 

O “şey” başa bela mı oluyor? Doğrudur, iyi kullanmazsak tabii ki bela getirebilir. Tanımadığımız, muhitini bile bilmediğimiz kişilerle arkadaşlık kurarsak, arkadaşlığı da ilerletirsek, maddi ve manevi belanın bizi bulma ihtimali çok yüksek olur. Çocukça mesajlar, iltifatlar, fotoğraf koymadan ve hakkında bilgi eksikliği ile gelen arkadaşlık isteklerine, çok uzak ülkelerden gelen arkadaşlık isteklerine cevap vermek de niye? Karşı taraf çok muısrarcı, engelle gitsin, sen sağ,  ben selâmet.

 

Arkadaşlıklardan doğan dostluklar, beraberlikler, edebiyattan esintiler, sanatta sporda gruplaşmalar, aşklar, hatta evlilikler olmadı mı? Elbette oldu fakat neye niyet neye kısmet şeylerdir bunlardan bazıları. Bu işlerde kumarda kazanmak, ele gelen Joker e bağlıdır. 

Facebook bir ölçüde yalnızlık gidericidir. Bunun ölçüsünü de yalnızlığımızın bize göre tarifini yapmakla bulabilir ve giderebiliriz. Facebook bana bir şey kazandırmıyor diyenlere derim ki bu uygulamanın içine gömülüp gözünü açmayanlar, uzağında kalanlar gibi profesör olmadılar. Doğru tanışmalarla, arkadaşlıkları maddi imkânlara çevirebilenlere de rastlayabildik. Facebook’u doğru kullanarak kendimize, ektiğimizi biçeceğimiz ve her zaman yanı başımızda olacak zararsız ve iyi bir arkadaş kazandık.