Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Şaka mı ikram mı...

01 Kasım 2016, Salı - 17:56
Bugünlerde sıkça tartışılan bir konu, Halloween ya da Türkçe adıyla Cadılar Bayramı. Kutlanmalı mı? Amaç nedir? Caiz midir?  "Niye kutlayalım canım daha neler" diyenler, "Bir bu eksikti!" diye düşünenler. "Keşke bizde de kutlansa" diye olumlu bakanlar... Tüm görüşlere saygım sonsuz. Gelin bir tarihçesine bakalım; Her sene 31 Ekim'de kutlanan Halloween'in kökeni Antik Britanya'da Pagan Keltlerin kutladığı Samhain Festivali'ne dayanır. Keltler 1 Kasım'ı yazın bitişi, kışın başlangıcı kabul etmekteydi. Samhain kelimesinin kökeni Eski İrlandaca sam (yaz) , fuin (son) sözcüklerine dayanır.
Bu tarihte sürüler yaylalardan dönüyor, toprak ağaları ile arazi kira sözleşmeleri yenileniyordu. Bu günde ayrıca ölülerin ruhlarının geçmişte yaşadıkları evleri ziyaret ettiğine inanılıyordu. Tepelerin üzerinde, evlerdeki ocakları tutuşturmak ve aynı zamanda kötü ruhları uzak tutmak için büyük ateşler yakılıyordu.
İnsanlar, ortalıkta dolaştığına inandıkları ruhlara tanınmamak için maskeler takıyor, kostümler giyiyorlardı. Bu gelenekler nedeniyle Samhain festivali zamanla cadılar ve perilerle özdeşleşti. Yaz sonu Keltlerde aynı zamanda evliliklerin gerçekleştiği, ölülerin kutsandığı ilahî bir dönemdi.
Romalılar 1. yüzyılda Kelt topraklarını fethettiklerinde, kendi ölüm festivalleri Feralia ve hasat festivalleri Pomona'yı Samhain ile birleştirdiler. 7. yüzyılda Papa IV. Boniface 13 Mayıs'ta kutlanan Azizler Günü'nü muhtemelen pagan festivalinin yerini alması için 1 Kasım'a taşıdı. Azizler Günü'nün arifesi (31 Ekim) kutsal kabul edildi ve Batılı dillerdeki Halloween (holy evening/kutsal akşam) adı buradan geldi. Ortaçağın sonlarında seküler (dinden bağımsız) kutlamalar ile Hristiyan bayramı kaynaştı. Avrupa'daki Reform hareketleri esnasında, özellikle Protestan Hristiyanlar arasında, Halloween kutlamaları neredeyse son buldu, Britanya'da ise seküler bir bayram olarak kutlanmaya devam etti.
Amerika'ya yerleşen ilk kolonilerde pek çok bayram gibi Cadılar Bayramı da yasaklandı. Bununla birlikte 1800'lü yıllarda, Cadılar Bayramı'ndan öğeler taşıyan bir hasat bayramı kutlanmaya başlandı.
19. yüzyılda başta İrlandalılar olmak üzere Britanya'dan Amerika'ya göçen çok sayıdaki göçmen Halloween kostümlerini beraberlerinde getirdiler ve Cadılar bayramı ABD'deki başlıca çocuk bayramlarından biri haline geldi. (Bkz. Google) Halloween Pagan kökleri olmasına rağmen, günümüzde seküler (dinden bağımsız) kutlama halini almış bir gündür. Başta ABD olmak üzere batı ülkelerinde festival kıvamında yaygın halde kutlanmaktadır. Yılbaşı veya Paskalya gibi haftalar öncesinden evler, sokaklar balkabakları ve çeşitli dekorlarla süslenir. Genelde hayalet, cadı gibi yarı korkunç, aslında eğlenceli temalardır bunlar. Çocuklar 31 Ekim'de ilginç kostümler giyinerek kapı kapı dolaşıp "Trick or treat" (şaka mı ikram mı) diye sorarlar. "Bize ikramda bulun, şeker çikolata ver yoksa fena numaralarla korkuturuz seni" anlamına gelir bu cümle. Türkiye'de şeker bayramında kapı kapı dolaşıp şeker toplayan çocuklara 'kısmen' benzetilebilir, masum bir durum yani.
ABD'de yaşadığım dönemde tadına doyum olmaz güzellikte süslemeler, çocukların kostümleriyle kıkırdaşarak sokaklarda gezdiği bu kutlamaları çok sevip benimsemiştim. Her sene lakabım Tatlı Cadı'nın hakkını verirircesine Paregentan (Karnaval) kutlamalarımızda kullandığımız kostümleri, maskeleri yatağın bazasından çıkarıp, iğrenç görünümlü ancak leziz yiyecekler pişirmek üzere kızımla mutfağa girer harikalar yaratırız. Kızıma Halloween'in aynı Sevgililer Günü, Anneler Günü veya Babalar Günü gibi geleneklerimizde olmayan bir gün olduğunu, Noel veya Paskalya zamanı yaptığımız gibi dinî inancımız dışında (seküler) zararsız ağaç süsleme, yumurta boyama benzeri Pagan kökenli geleneklerle taçlandırdığımızı anlatmayı ihmal etmeyerek keyifli vakit geçiririz birlikte. Yaratıcıklarını geliştirmek, eğlenmek için bire bir bir etkinlik gözüyle bakıyorum.
Çok da takılmamak gerektiği düşüncesindeyim detaylara. Hem anne hem baba tarafımın bilmem kaç kuşak İstanbullu olup, geleneklerim dışında sadece tadını sevdiğim için kısır pişirmemden veya Uzakdoğulu olmadığım halde sushi yememden pek de farkı yok. Zararsız olduğu sürece kökenini bilip, kızıma da anlatıp Halloween ve benzeri geleneğim dışı günleri kutlamaya, adetleri sürdürmeye devam edeceğim. E o halde, iyi bayramlar ...