Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Sevgi Parıltısı
Niver LazogluNiver Lazoglu

Saat kaç oldu...

18 Eylül 2012, Salı - 23:21
Bekleyişin sabırsızlığında,  sayılan dakikalar büyüyor da büyüyor... Bazı günler geceye aksın diye saat tüketile dursun....
Andaysan, bu kez tersine sarıyorsun ve akmasın dakikalar  her an  bir ömür olsun diye şaha kalkışlar sankı kısaltıyor tik tak atan kalbin ritmiyle eşit atımlarında...

Her geliş gidişler olmasın diye an donduruyorsun...

Heyecanların  kalbe yetmeyen sözcük tüketişleri yetişmiyor  koşuşmalarına....

Söz dinliyor mu...

Ne mümkün...

E ne ola ki!

Dakikaların hızlı akışımı...

Saniselerin ana koşuşumu...

Tezatların zıtlığında, gelişlerin  mutluluk sunuşunda  gökyüzünde martı kanadında....

Gidişlerin, sandalda küreksiz  akışlarında... Dönüşlerini beklemenin  sıra dışı nabız yükselten  çocukluğun ayak direten asık suratında gizli...

Gülümsemeler,  gönüle yazılanın silinmeyen imzası tek teselliyken...

İnadın boşa kürek çekişinde sandalsız duruşunda...

Zamanda zamansız kaçışlarında, susuzlukla kavrulmuşluğunda, suyu kana kana tüketişlerin  hayatı anlamlı kılan oyuncağına kavuşmuş çocuk yüreği ve surata asılı kalan tebessümünde...

Kalp dakikalarla yol alıyor, yarına ...

An gelir de
anda kalırım diye....

Nafile çabanın omuz düşüren, yorgunluğu büyütüşlerinde....

Çocuk mahsumiyetimde sevinçlerim,
Cocuk  delliğinde küskünlüklerim, 

Dakikaların azizliğinde....

Saat kaç oldu...