Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Meyhaneden
İlia Shestakofİlia Shestakof

Rusya, Risk, Rulet, Ruble…….

08 Ağustos 2011, Pazartesi - 14:25
Ramazan geldi hoş geldi….

Bir önceki yazımda da belirttiğim üzere Ramazan ayında geleneksel olarak meyhane ve rakı konularına girmiyorum.. Eğer ‘’ Eski İstanbul Meyhaneleri ve Meyhanecileri ‘’ ni şu veya bu şekilde elimizden geldiğince anlatmaya çalışıyorsak, bu detayı da göz ardı etmek olmazdı diye bir hatırlatma yapayım istedim….

Yazıma geçmeden evvel de pari yazarlarda yazmam ile ilgili bir iki bilgiyi sizle burada paylaşmak istiyorum. Öncellikle Mari Akbaş tarafından ilk teklif geldiğinde düşündüğüm format; benim Eski İstanbul Meyhanecileri ve Meyhanecileri grubunda olduğu gibi sizleri bu konular ile ilgili yayınlardan alıntılar yaparak bilgilendirmek idi. Çünkü gerçekten meyhane, rakı üzerine çok güzel ve çok büyük bir literatür var… Bu literetürü sizler ile paylaşmak bana göre köşe yazarlığı değildir…. Pari yazarlar grubuna baktığımda gerek eğitimi, gerek kafa yapısı, gerek Niver Hn’ ın dediği gibi yüreği ile yazılmış çok güzel yazılara rastlıyorum…Bendeniz ise bir tarafta şirketlerin kuruluş aşamaları, bir taraftan pazarlama çalışmaları, bir taraftan hem Rusya’ da hem Türkiye’ de ki bürokratik engeller vb uzayan bir günlük iş hayatı silsilesinde bazı yazılarımın bir ahenk içinde olmadığı bilincindeyim…. Ama o günkü süreç içerisinde daha fazla gitmiyor, kafa basmıyor…Aydın Boysan bile yazmaya altmış yaşından sonra başlamış; işlerini bir tarafa bırakmış, ununu elemiş eleğini duvara asmış, sonra da yazmaya başlamış…… Bu arada ilginç geri dönüşler de olmuyor değil, bir tanesini sizle paylaşmadan edemeyeceğim….Yazıları paylaştığım gruplardan birindeki yazışmalarımdan :

- Kişi: ‘’ Siz daha önce nerelerde yazmıştınız .‘’
- İlia  : ‘’ Hayatımın çoğu yazmakla geçiyor.’’
- Kişi : ‘’ Belli oluyor.’’
- İlia  : ’’ Evet hayatım boyunca sözleşmeler, teklif açıklamaları, ihale itiraz dilekçeleri, savunmalar, tanıtım mektupları, hep bir şeyler yazdım’’
O anda yazışma bitti……

Her neyse dönelim başlığımıza……Önümüzdeki birkaç hafta Rusya hakkındaki çalışmamdan kısmi paylaşımlarda bulunacağım……

Niye? Rusya…….Çünkü;
1) Referans Gazetesi’ nin 28.10.2009 tarihli ‘’ Türk şirketler yeni müşteri için yatırımlarını Rusya’ ya kaydıracak’’ başlığı altında ki haberde, önümüzdeki beş yılda Rusya’ nın %14 ile Türk şirketlerin yatırım yapacağı ülkeler listesinde birinci durumda olduğundan bahsediliyordu…..  
2) 2011 senesine gelindiğinde TİM’ ( Türkiye İhracatçılar Meclisi) in mevcut 24 ana sektörünün hepsi hedef ülke olarak Rusya’ yı gösteriyordu……
3) Dünyada ki uluslar arası şirketlerin iki hedef ülkesi vardı biri Brezilya, biri de Rusya…….
4) Putin Rusya’ yı enkaz olarak devir aldığı 2000 döneminde ve 2002 de yaşadığı kriz sonrasında 2008 yılında 600 milyar dolar dolar rezevi ile dünyada dolar rezervlerinde üçüncü duruma getirmiş, 2008 krizinde 250 milyar doları erimiş ( o zamanlar ki üzüntüsü televizyonlarda yansıyordu diyebilirim )….Ama bu da bir tecrübedir diyerekten 2009 sonrasında 2011 yine döviz rezervlerinde 600 milyarı yine yakalamıştır…..

Özetlemeye çalıştığım bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere, Rusya hedef bir ekonomik pazardır……..Peki pratikte ne oluyor derseniz ( Rusya’ ya giden Türk iş adamlarının bazı yorumları )….Rusya’ da iş yapmak;
- kimilerine göre ‘’ Gittik, gördük, döndük ’’,
- kimilerine göre ‘’ Denedik ama olmadı şu kadar da paramız gitti ‘’,
- kimilerine göre ‘’ Rusya’ da iş yapmak için çok para lâzım’’,
- kimilerine göre ‘’ Nasıl başlayacağız ki ‘’,
- kimilerine göre ‘’ Tam köşeyi dönüyorduk ki, şansızlık olmadı, üstüne üstelik kazıklandık’’,
- kimilerine göre ‘’ Sankt Petersburg, görmek çok istiyoruz ama ne yaparız, ne ederiz oralarda? Çok soğuk, sonracıma alfabesi bile başka sokak adına baksam anlamam’’
- bazıları için ise, başarı ve çok kazançççÇÇÇÇ$$$$$!!!!!!!!!!!........

Çalışmamın ismini niye ‘’ Rusya Risk Rulet Ruble ‘’ koyduğuma gelinde Rusya evet risk var ama bu riski rulet  ( hele Rus ruleti var ki ) oynayıp ruble kazanmak gibi algılamaktan öte rulet yerine rehberinizi doğru seçip yürümek sizin elinizde……..Biraz karışık ama o kadar da olsun……..

Bir de en basitinden 2008 ve 2010 seneleri arasındaki Türkiye’ nin Rusya’ ya yaptığı ihracat rakamının  6,48 milyar dolardan 4,60 milyar dolara düştüğünü görüyoruz…Bavul turizmi ile gerçekleşen rakamlarda ki düşüşü de göz önüne aldığımızda bayağı bir problem var gibi duruyor…. Ayrıca bu düşüşün bir kısmını kriz ve sonrası diye yorumlasak bile……

İşte bu dört hafta boyunca bu niyeleri ve başarılı olmanın yollarını benim gözümden yorumlamaya çalışacağım……..

İlk hafta isterseniz magazinden başlıyalım……Ve Aktüel, Ürün Dirier’ in Moskova Hk daki haberi…..Alıp kopyalayacağım yerde direkt link vermeyi tercih ettim.

Herkese iyi hafta sonları diliyorum…..
Kalın sağlıcakla …..