Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Meyhaneden
İlia Shestakofİlia Shestakof

Ramazan, kıymetlidir her anı...

01 Ağustos 2012, Çarşamba - 02:37

Ramazan geldi…
Hoş geldi….

DUM DUM DUM……….
(<<<-Sonra bir mani)…..

Onbir ayın sultanı
Kıymetlidir her ânı
Süslersin şu cihanı
Hoşgeldin yâ Ramazan…

DUM DA DUM DA DUM…….

Diye diye, davul eşliğinde hızlı adımlar ile İtalyan Yokuşu’ ndan başlanılır tüm Firuzağa mahallesi dolaşılır sonra tekrar Tophane’ ye inerdi mahallenin gençleri (<<<- bazı semtlerde davulun bekçi tarafından da çalındığı anlatırdı büyükler) ….. Șimdilerde, tabiri caiz ise ne idüǧü belli olmayan, hani gece görsem korkarı mı bir yana bırakın “ insanın çocuğu olmaz”  misali tipler, bir şeyler çalıp duruyorlar… Sahur davulu bir mahalle geleneǧidir, çalanları tanıdıǧınızda davulun sesi, davulcunun mânisi bile daha hoş gelirdi insana….. Hele sıcak yaz gecelerinde tüpte demlenen çay eşliǧinde evin sokak merdiveninde çekirdek çıtlatırken, önünüzde size özel bir mani patlatılar mı? deǧme gitsin ….. Sanki o günlerde (<<<-benim bildiǧim 60’lı ve sonrası) çalar saat yokmuş gibi günümüzde bu açıdan eleştiriler gelmiyor mu?..... Kime ne anlatacaksın ki….. Yok mahalle de hastası olan varmış, o günlerde hastası olan yok muydu? idi, hastanın ciddiyetine göre konu mahallenin bir büyüğüne söylenir, o da çağırır gençleri “ evin biraz gerisinde biraz ilerisinde çalın davulunuzu” diye tembih de bulunurdu….. Başka semtleri bilmem ama onbeşinde ki ara bahşiş ve hele de Bayram günkü “davul alayının” geçişi size gerçekten Bayramın geldiğini hissetirirdi….. Ne yani Ramazan pidesi olacak, yanında eski kaşar, pastırma, çay olacak; bayramı olacak, mendillerde bahşiş, şeker olacak; Ramazan davulu olmayacak, yok öyle yağma….. Saç ayağı gibidir bu bahsettiklerim biri olmaz ise tencere üzerinde duramaz misali devrilir her şey…..

Neyse gelelim meyhanelerimize….. Nasıl eski meyhanelerimizi, meyhanecilerimizi, orada yapılan mezeleri, müdavimlerini, muhabbetlerini özlüyorsak; o zamanlardan kalan bir gelenek olarak da Ramazan’ da meyhaneler kapalı olduǧundan, bendeniz de meyhane, rakı vs sohbetlere girmiyorum….. Sonuçta tüm bu bahsettiklerim bir bütün, küçük bir parçası eksik olduǧu anda aynı tadı vermediǧi düşüncesindeyim, ne demiştik yukarıda “ Saç ayağı” ………

Meraklılarınız için Ramazan’ da meyhanelerin kapanması ile ilgili aşaǧıda behsedeceǧim iki çalışmayı / yazıyı okumalarını tavsiye edeceǧim; biricisi Sn Șule Altundaǧ’ ın “ Burası Agora Meyhanesi” röportajı, ikincisi de Sn Vefa Zat’ ın Büyük Keyif’ te ki “ Kadehin üstüne kapanan perde”……….

Meyhaneden rakıdan, mezeden bahsetmek yok ama yine eskilerde kalmış ‘ Yazlık Sinemalardan ‘ bahsetmek için hiç bir engel yok…..Bakalım eskiden yazın akşamları gidilen yazlık sinemaları bir nebze hatırlatabilecekmiyiz size.... İzniniz ile sayın Kamil Tezgel’ in (<<<-biz arkadaşlar ona “Bıyıklı Bilge” diyoruz) bir yazısını paylaşmak istiyorum…..
“Siz hiç yazlık sinemada mutlu oldunuz mu…?
Hani o yazlık sinemalar,koca bir sahne..
Çekirdek,beyaz leblebi,kabak çekirdeği, 
Çamlıca gazozu,birbirine bağlanmış tahta sandalyeler..
Evden acele ile çıkış bütün aile..
En yakın yazlık sinemaya tatlı bir telaş ile koşturmaca..
Beyaz badanalı duvar etrafında rengarenk ampüller…
Ve onlara bakarak rengarenk hayaller,düşler..
Kıçı kırık bir arabada mahalle mahalle gezip …Bu akşam sinemamızda ‘’ Şöför Nebahat oynuyorrrrr’’ anonsu yapan ve sanki kendini sinema sahibi sanan mahallenin dul ablalarını kesen bıçkın,ayağındayumurta topuk ayakkabı olan adamı bilirmisiniz..?
Gececi Neşet’i bilirmisiniz….?
Birbirine bağlı sandalyeler de ayağını sallayıp bütün oturanları sinir eden 
Hasta ruhlu adamı bilirmisiniz….?
Mesela en az iki kez kopan filmin oje ile yapıştırıldığını onu da bilmezsiniz değil mi?…
Çaktırmadan babasının yanından kalkıp o masum sevgilisi için arka sıralara kaçan 
Ama gözü babasında olan mahçup kızı onun masum tertemiz aşkını bilirmisiniz..?
Siz ne bilirsiniz...
Ne bilirsiniz,ben ne bilirim...
Hiç bir şey...
Hatta hiç bir bok bilmeyiz...
Bu plastik,ruhsuz,alçak dünyada böyle yazar dururuz...
Hadi bana bir yazlık sinema bulun mutlu olmak istiyorum..
Hadiiiiiii,
Hadiiiiiiiiiiiiii......”
Bu sıcaklarda özellikle oruç tutanlara “ Allah kolaylık versin”….. Kalın sağlıcak ile…..