Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Şimdi
Kağan BayraktaroğluKağan Bayraktaroğlu

Pes Etme

24 Mart 2012, Cumartesi - 21:34
“Karanlığı aydınlatmak” başlıklı yazımda acı bedenden ya da başka bir deyişle gölge kişilikten
bahsetmiştim. Bu enerji her birimizde var olan ve yüzeye çıktığında yoğun duygular yaşamamıza yol
açan sahte bir kimliktir. Ancak insanların çoğu bu sahte kimliğin hiç farkında olmadan yaşamlarına
devam ederler. Çünkü acı beden çoğu zaman gizlenir ve ancak tetiklendiğinde ortaya çıkar. Birisi
size hayatınızda memnun olmadığınız bir durumu hatırlattığında içinizde oluşan olumsuz duygu ve
düşünceler bazen acı bedenin uyanışıdır. Bir anda bütün keyfiniz kaçıp başka birine dönüşebilirsiniz.
Bu tetiklenme sizi bir anda güvensiz, mutsuz, isteksiz, korkak biri yapabilir. Bastırdığınız bütün
duygular tetiklenmiş ve acı bedeni ortaya çıkarmıştır.
 
Acı beden, aslında tüm olumsuz duygu ve düşünceleri barındıran ve sadece olumsuzlukla
beslenen bir enerjidir. Bazen canımız sıkıldığında bir şekilde bunu bırakmak istemeyiz, garip bir
şekilde sıkılmaya devam etmek isteriz. Ya da sinirlendiğimizde sakinleşmek istemeyiz. O anda
sakinleşmek işimize gelmez. Hatta çok sevdiğimiz birisi bize yardımcı olmaya çalıştığında o kişiye bile
sinirlenebiliriz. İşte bütün bu tepkiler o anda acı bedenin tepkileridir. Çünkü acı beden acı ister ve
sadece olumsuzlukla beslenir. Sevgi ve ışık onun işine gelmez, onlardan kaçmak ister.
 
Bizi yanıltan nokta da bu enerji oluştuğunda onunla özdeşleşmemizdir. Çünkü o olumsuz
duyguları “biz” yaşıyoruzdur, başkası değil. Ama aslında o duyguları “biz” yaşamayız, onu acı beden
yaşar. Ama biz ona “bu benim” dediğimiz noktada bizimmiş gibi görünür. Sinirliyim, sıkıntılıyım,
üzgünüm, bıkkınım deriz ama aslında “biz” sinirli hissediyoruzdur, “biz “sıkıntı duygusunun
farkındayızdır. O olumsuz duygu ve düşünceler farkındalığımıza gelen enerjilerdir. Bu gökyüzündeki
bulutların gelip gitmesine benzer. Gerçekte acı beden değilizdir onu gözlemleyenizdir. Ondan
özgür kalmanın yolu onu olduğu gibi kabul etmek ve oluşan duyguları serbest bırakmaktır. Onunla
savaşı hiçbir zaman kazanamazsınız, çünkü dediğim gibi o savaşla beslenir. Tek yol barış yapmak ve
ne olursa olsun sevgiyle yaklaşmaktır. O zaman acı beden enerjisi çözülerek sonsuz farkındalıkta
kaybolup gidecektir.
 
Yazımı Peter Gabriel ve Kate Bush’un seslendirdiği “Don’t give up” yani Türkçe çevirisiyle “Pes
etme” şarkısıyla bitirmek istiyorum. Bu şarkıyı paylaşma sebebime gelince. Ben, geçmişte umudumu
kaybettiğimde, canım çok sıkıldığında, pes etmeye başladığımda hep bu şarkıyı dinlerdim. Bana
göre bu şarkı acı bedene hitaben yazılmış insanın kalbine dokunan ve dönüştüren mükemmel bir
eser. Açıkçası bu şarkıyı geçmişte dinlerken tekrar ayağa kalkıp bir gün insanlara umut vereceğim hiç
aklıma gelmezdi. O yüzden siz de şu anda hangi durumda olursanız olun, hangi zorlukları yaşıyorsanız
yaşayın her şeyin değişebileceğini ve her zaman tam, bütün ve mükemmel olduğunuzu fark edin.
 
Bu onurlu topraklarda güçlü yetiştik
baştan beri istendik
Bana mücadele etmek, kazanmak öğretildi
yenileceğim asla düşünmedim
 
Mücadele kalmadı, ya da öyle görünüyor
Bütün rüyaları bitmiş bir adamım
yüzümü değiştirdim, ismimi değiştirdim
 
ama kaybettiğin zaman kimse seni istemiyor
 
Pes etme
çünkü dostların var
pes etme
henüz yenilmedin
pes etme
iyisini yapabileceğini biliyorum
 
Etrafımda olanları görmeme rağmen
etkilenebileceğimi hiç düşünmedim
Bizim en son gideceğimizi düşündüm
Olayların gelişimi çok garip
 
Gece evime doğru yol aldım
Göl kıyısına, doğdum yere
şafak sökerken dünyayı gördüm
ağaçlar yanıp toprağa düşmüştü
 
Pes etme
hâlâ bize sahipsin
pes etme
daha fazlasına ihtiyacımız yok
pes etme
çünkü bir yerlerde
ait olduğumuz bir yer var
 
Zihnini dinlendir
çok fazla endişeleniyorsun
iyi olacak
zamanlar zorlaştığında
bize dayanabilirsin
pes etme
lütfen pes etme
 
Buradan gitmeliyim
daha fazla taşıyamıyorum
şu köprünün üzerinde durup
gözlerimi aşağıya çeviriyorum
her ne gelirse veya her ne giderse
nehir akıyor
nehir akıyor
 
Başka bir şehre taşındım
yerleşmek zor geldi
 
her iş için, bir sürü adam
kimsenin ihtiyaç duymadığı bir sürü adam
 
Pes etme
Çünkü dostların var
pes etme
Bir tek sen bu durumda değilsin
Pes etme
 
Utanacak bir şey yok
pes etme
hâlâ bize sahipsin
şimdi pes etme
seninle gurur duyuyoruz
pes etme
biliyorsun asla kolay olmadı
pes etme
çünkü inanıyorum bir yer var
ait olduğumuz bir yer var