Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Eko
Erkavim YıldırımErkavim Yıldırım

Pari insan...

08 Eylül 2011, Perşembe - 05:36
 Uzun yıllardır unuttuğumuz bu kelime geçenlerde kafama takıldı. Daha ilk okul sıralarındayken bize öğretilen bir kelimeydi İMECE. Sonra unuttuk veya unutturuldu.
       TDK’nın Türkçe sözlüğü bakın nasıl açıklıyor İMECE’yi; a. top. b. 1. Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. 2. Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi.
       Okul tatil olduktan sonra yazları genelde köye giderdim. Severdim, benim için çok eğlenceli bir yerdi. Bizim köy küçüktü ama bizim sülale kalabalıktı. Biz kendi işlerimizi çabucak bitirirdik. Ama köyde kalabalık olmayan aileler de vardı. Bu ailelerin işleri gecikirdi. Köyde işi bitenler bitemeyenlere yardım etmek için toplanır ve el birliğiyle bütün işler toparlanırdı. Böylece köyde kimsenin buğdayı tarlada, unu değirmende, üzümü bağında kalmaz her aile kışı geçirecek ürününü toplamış olurdu.
       Burada harcadığın emek için bir karşılık beklemezsin. Bunun karşılığı; birine yardım etmenin mutluluğudur. Ve doğaya karşı, hayata karşı yalnız olmadığını görerek, kendini bir toplumun parçası hissederek rahatlamaktır.  Zorda kaldığın zaman sana da uzanacak ellerin olduğunu bilmenin iç huzurudur.
       Ama artık unutuldu böyle şeyler. Daha ilk okul sıralarındayken arkadaşını yandaşı, kendine destek verecek dostu gibi görmesi gereken çocuklar birbirlerini rakip olarak görüyorlar. Çünkü gireceği sınavda tek başınadır ve yanında oturan sıra arkadaşı en büyük rakibidir. Üniversite sıralarına kadar süren bu rekabet daha sonraki iş hayatında daha da acımasız bir şekilde devam eder. Artık kimsenin aklında ne dayanışma ne de birine yardım etmenin mutluluğu vardır.
       Tek başına, görece daha başarılı mutsuz bireyler toplumu.
       Onun için Niver’in başlattığı Pari Yazarlar ve Pari Radyo’ya daha çok destek olmak, yazmak, yazılanları okumak, radyoyu dinlemek, eleştirmek, beğenmek gerekiyor. Bunları yaparak sadece Niver’e destek vermiş olmuyoruz, kendimizi de bir basamak yukarı taşıyoruz. Burada bir topluluğun üyesi olduğumuzu hissediyoruz. Gözleri bizim gibi bakan, yürekleri bizim gibi çarpan insanlarla bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu bizi daha bir PARİ İNSAN yapıyor.