Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Tatlı Cadı
Lerna Kaprielyan BağdasaroğluLerna Kaprielyan Bağdasaroğlu

Para kazanılır, ya gönül...

24 Nisan 2013, Çarşamba - 05:31
Para … Olmazsa olmaz. Hava bedava, bulut bedava, yağmur, çamur bedava ancak yaşamak için temel ihtiyaç olan suyu bile para olmadan alamıyoruz…
Lidyalılar’ın parayı icad edişinden bu yana parasız su bile yok insanoğluna. Her dönemin kendi zorlukları var. Eskiler çok yokluk çekmiş; misal çok da geriye gitmeden çocukken adada  girdiğim ekmek kuyruklarını hatırlarım. Şimdi parası olana ekmeğin bin çeşidi var. Kepeklisi, tuzsuzu, çavdarlısı, zeytinlisi… Parası olmayana ekmek yok. Günümüzde ekmek kuyruğu yok ancak öyle bir ihtiyaç listesi var ki para yetmiyor. Bundan 50 sene önce yeni evlenecek  çift salon takımıydı, yatak odasıydı temel  ihtiyaçları aldı mı, bulup buluşturdu mu tamamdı. Evine telefon bağlatan, merdaneli çamaşır makinesi alan iyi durumdaydı. Şimdi öyle mi? Son model beyaz eşyalar, led TVler (birden fazla) elektrikli su ısıtıcısından kahve pişirme makinesine liste uzayıp gidiyor… Yine çok eskiye gitmeden , çocukluğumda okula gider gelirdik. Maddi durumu iyi olan pek pek özel ders aldırırdı evlatlarına, yazsa yüzme kursuna, basketbola, kışsa baleye filan gönderirdi. Ya şimdi? Okul zaten cepte, üstüne futbol kursuydu,  özel dersiydi, dershanesiydi, basketboluydu, gitar dersiydi, bir etkinlik yetmez diğeriydi liste kabarık. Biz okula körüklü tep tip çantalarla giderdik, herkeste birbirinin benzeri çantalar olurdu. Eskiyene kadar kullanılırdı okul çantaları. Şimdi? Çocuk büyüdükçe ilgi alanına uygun karakterlerle süslü yüz  çeşit çanta sayabilirim. Sıkıysa iki sene önceki karakterli çantayı kullandırın çocuğunuza, mümkün değil! O artık  büyüdü, başka karakter var yaşına uygun! Yenisi tez alına!  Eskiler yokluktan ters yüz edip kullanırdı giyisilerini. Şimdi eskimeden,  üç beş kez giyinince modası geçiyor, yenilerini alıyoruz. Parası olan da olmayan da alıyor. Herkes bütçesine göre alıyor ama mutlaka alıyor. Teknoloji öyle bir esir almış ki hepimizi 12 – 13 yaşındaki çocuklarda bile son model dokunmatik mobil telefon var. İki yaşındaki bebekler ipad istiyor… Hal böyle olunca daha çok, daha da çok para gerekiyor. Canım memleketimde MR çektirmek için haftalarca, bazen aylarca kuyruk beklememek için , her  sene servet ödeyip özel sigorta yaptırmak gerekiyor. Liste öyle uzun ki, yaz yaz sonu gelmez. Durum böyle olunca daha çok, daha da çok para kazanmak gerekiyor. Buraya kadar sorun yok. Sorun para kazanacağım derken hayatı kaçırmamak. Başta da dediğim gibi para olmadan içmek için su bile yok ancak daha iyi şartlarda yaşamak uğruna, geleceği garanti altına almak adına verilen mücadelede,  nefes almayı unutmasak…Yarına sağ çıkar mıyız belli değil. Belki de bugün sevdiklerimizle geçireceğimiz son gündür.  İçinde dönüp durduğumuz çarktan ara sıra başımızı çıkarıp etraftaki güzellikleri görmeyi unutmasak.  Hayat kavgamızda molalar alsak… Kendimize, sevdiklerimize zaman ayırsak…
Goethe’nin çok sevdiğim bir sözü var ‘’ İnsanlar önce para kazanmak için sağlıklarını, sonrada sağlıklarını kazanmak için paralarını verirler.’’ Hayat çok kısa ve çok güzel, yaşamayı bilene…