Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Gülümse
Gülsen GürGülsen Gür

Özür de bize dair...

23 Temmuz 2013, Salı - 00:25
Çalışan annelerin çocuklarının kaderidir fazla öpülüp, koklanmadan büyümek.
Zamansızlık en büyük düşmandır anne ile çocuk arasında.
Ten temasıyla sevilmeye ihtiyaçları oldukları yılları bakıcıların ellerinde geçirirler.
Bu da yıllar sonra çocuk da çeşitli travmalar.
Annenin içinde çocuğuna yeterince vakit ayıramanın ezikliği olarak ortaya çıkar.
Çalışan bir anne olarak eksik kalan sevgimin suçluluğu, içimde yaradır hep.
Yaşamımın en dramatik anısıdır anlatacağım.
Henüz iki yaşındaydı, sabah bırakıp akşam alıyorduk bakıcısının evinden.
Özel bir nedenle beş gün bakıcıda bırakmak zorunda kaldık.
O süre zarfında o kadar çok özlemiştim ki onu.
İlk uzun ayrılığımızdı.
O da kimbilir ne çok özlemişti.
Merdivenleri ikişer ikişer çıktım.
Beni şaşkın bakışlarla karşıladı.
Öptüm kokladım.
Oralı bile olmadı.
Uzun uzun yüzüme baktı.
''Sen annemmisin, sen Gülsen' misin '' dedi.
Canım bebeğim beş günde annesini unutmuştu.
Göz yaşlarıma bakıcısının göz yaşlarıda eşlik etti.
Bu olay hiç kabuk bağlamayan bir yaradır içimde.
Hala aklıma geldikçe yüreğim kanar.
Okul yıllarıda ayrı bir hüzündür.
İlk okula başlamasıyla birlikte en yakın arkadaşı boynuna asılı evin anahtarı oldu.
Hep sorardı ''Anneciğim ne zaman kapıyı çaldığım da sen bana açacaksın ? ''
''Emekli olunca'' derdim.
Küçücük parmakları ile emekli olacağım yılları sayar.
''Çok var daha, say say bitmiyor'' derdi.
Yıllar yılları takip etti.
Ona kapıyı açacağım gün geldiğinde o çoktan kendi yuvasına uçmuştu.
O benim gibi yapmadı.
Annesi ile paylaşamadığı yıllara inat.
Kariyerini bir kenara bıraktı.
Kızını kendi kanatları ile sarıp sarmaladı.
Anne kız sevginin doruğundalar şimdi.
Benim ise kızıma kocaman bir özür borcum var.