Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Çemberin dışı
Cenk UrasCenk Uras

Oyun bozan renkler...

01 Ağustos 2012, Çarşamba - 02:22
İlk kez babam götürmüş maça ve o ilk gün inanılmaz bir heyecan sarmış tüm benliğimi. Sanıyorum ki  yedi  yaşlarındayım. 
İçimde inanılmaz bir coşku ile karşı kapalı tribündeki  sarı-lacivert coşkuyu izliyorum.
Yan tarafta başka renkler de var.  Ama onları görmüyor ki gözler..

Biz her zaman olduğu gibi baskınız.
Bir tarafta monşerler,  diğer tarafta halkın kendisi var karşımda.  Sarı –lacivert sevdalarını haykırıyorlar alabildiğince..
İşte ilk o zaman yüreğimde hissettim  Fenerbahçe coşkusunu.. Koca koca adamlar, adeta bilmediğim bir dilden konuşuyorlar  yanımdaki sıralarda... Ben ise yerimde duramıyor ve annemin çalıştığı işyerinden ,  takımımız sahaya çıktığı anda atmak üzere bir  torba dolusu facit makine rulosuna bakıyorum o sırada..

Babam numaralıya götürmüş beni..  Şimdiki gibi  çeşit çeşit tribün yok o zamanlar.  Kapalı-Numaralı ve açık işte.
Birden bir gürültü kopuyor karşı kapalı tribünde.. Göz gözü görmüyor ki.. Ortalık inliyor..  Kapıyorum gözlerimi ve bağırıyorum avazım çıktığınca  Fener!  diyee.  Halamın oğlu Hakan ağabey o zamanlar geceliyor  Fenerbahçe’nin peşinde,  sarı lacivert sevda çoğalarak büyüsün diye. Bana da demiş ki: Sesin kısılmadan gelirsen , gözüme görünme!..

Sonradan anlıyorum büyük usta İslam Çupi'nin ne demek istediğini;  Fenerbahçe Türkiye’dir dediğinde, o günden  sonraki  yaşamımda,  önce ailem ve Fenerbahçe dediğim sıralama ile ilgili.

İlk ruloyu fırlatıyorum o heyecanla..  Ama ne mümkün sahaya ulaştırmak ..
Bir kaç sıra ötedeki kel kafalı amcanın başına:  tam isabet.. O coşku ve o sevda  arasında kimsenin umurunda değil..
Gülüşmeler!.
İkinci rulo biraz daha ileri gidiyor. Ama yine karavana..
Üçüncüsü tellerde..
Nihayet , çocukluğumun kahramanları oradalar.. Anlatmak ne mümkün o heyecanı.. Maçın sonucundan bana ne.. Belki yendik belki yenildik!..   Ama biz  Fenerbahçe'yi şartlar ne olursa olsun çok sevdik.
Yeri geldi haykırdık...Yeri geldi içimizde büyüttük. Fakat  bu sevdadan asla vazgeçmedik.
Hep yazıyoruz eskiden şöyleydi  ve şimdi böyle diye!..
Oysa Fenerbahçe aşkı eskiden ne ise,  şimdi de o sarı lacivert yüreklerde, ha yedisinde ha yetmişinde!
**
Son bir yıldır yaşanılanları gördüğümde bir kez daha anladım İslam Çupi’yi..
Haksızlıklara karşı boyun eğmemek,  dört bir  koldan saldırıya uğrarken direnmek ve direnirken onurunu korumak  , günümüzde zor olandır.
Tüm bunları yaparken ve yaşarken,  geçen her dakika  ve yaşanılan –ne kadar zor olursa olsun- her sürecin içinden biraz daha büyüyerek , düşmanlarının  karşısına dikilebilmek daha  da zordur.
İşte bunu başardı Fenerbahçe. Tüm oyunları bozdu.
Fenerbahçe aşıklarının,  sarı –lacivert sevdaları  ile buluşacağı günler geliyor..Şampiyonluk gelir  ya da gelmez.Kimin umurunda , o hep varolduktan sonra.

YAŞA FENERBAHÇE!