Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Arka Güverte
Orhan CanOrhan Can

Oy niye, canım niye...

15 Kasım 2012, Perşembe - 11:44
Tarlaya ektim soğan, bitmedi yeni doğan..

Yabancı sayısı 3’e inerse ne olur..

Arena’ya gelirken sapağı ıskalayınca, az daha Sarıyer börekçisine uğrayacaktım.

Basın Tribünü’ne gitmek için stadı bir baştan bir başa yürüyerek geçiyorum.

Yürü babam yürü..

Her gün bu hareketi yapsam, aha şuraya yazıyorum, tığ gibi olmazsam..

Buraya her geliş, benim gibi “Oturan boğa” için zorunlu bir spor..

500. milli maça bu kadar az ilginin olması kalbimi incitiyor..

Sayı az da olsa önemli değil..

Neden önemli değil? Çünkü “Korkma”!, “Sönmez” diyor, büyük şair ulusal marşta:

“Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak”

Kısacası son ocak sönmeden bu sevgi, bu “türkü” bitmez yani..

İsterse 1 kişi gelsin seyretmeye..

O zaman korkmayın, orada umut vardır!

İlk yarıda adına pozisyon diyebileceğim 3 an vardı..

Hele Danimarkalıların 3’e 1 yakalanması vardı ki..

Forvetteki arkadaş pas verme yerine vurmayı tercih! etti..

Top, kaleye bile gitmedi.

Önündeki rakipten geri döndü(!)

Sizin anlayacağınız Milli Takım, bildiğiniz gibi..

İkinci yarı Danimarkalılar penaltı kazanıp golü bulanan kadar bizimkilere resmen baskı üstüne baskı yaptı..

Golü yiyen Milliler Mevlüt  ile beraberliği yakaladı. Arena 10. Yıl Marşı ile yıkılıyor..

Mücadele de bu değil midir? Teslim olmamak! Direnmek..

Gönül, galip gelmek isterdi böyle bir günde..

Olmadı..

Sıradan bir betimle yaparak, “Acemiler Mangası” demeyeceğim..

Lejyon taburunun “Acemiler Mangasıydı” bizimkiler..

Türkçesiyle; toplama birliğin, tecrübeli gözüken tecrübesiz grubuydu..

×××

Şunu hatırlatmakta fayda var ama..

“Türkiye'de yabancı oyuncu 3'e indirilmeli” dediler..

Belli ki “Yenildik ama ezilmedik” dönemini özlemişler!

Bu, ileriye görememek, çağa ayak uyduramamak demektir.

Yabancı oyuncu 3 ile sınırlanınca yerli oyuncu daha çok yetişecekmiş.

Tarlada yetişiyor ya çocuklar..

Tamam, tarlada yetişsinler ama “Ne ekersen onu biçersen” diye de bir söz vardır!

Hayatımda, mısır ekip patates biçenini hiç görmedim.

Ya da soğan tohumu koyup maydanoz yetiştirenini..

Yöneticinin iyisi 65 milyonluk ülkede kaç gencin sporla uğraştığını, bunun da kaçının futbol oynadığını bilir.. Ah ah, bu dev ülkeye göre öyle az ki..!!

Bırakın daha küçükleri, hangi lisenin kendisine has futbol sahası vardır bu ülkede?

Bakın bakalım diğer ülkelere..

Halı saha yapmakla bu iş oluyor mu sanıyorsunuz..

Neden hiç düşünmezler, gurbetteki Türkler’den onlarca kaliteli oyuncu çıkıyor da Anadolu’da neden kıtlık çekiliyor?

Oradaki Türkler başka Türkler mi..? Yook!

Kanları daha mı kırmızı bizimkinden..? Yok!

Çünkü orada, iyi topçuları gözlemliyorlar ve önünü açıyorlar..

Oysa burada, ya görmezden geliyorlar ya da gencin üzerinden nasıl “Cukka” yapacağım diyerek bir (1) kişinin sürüyle menajeri çıkıyor..

Hele bir duyulmasın, kaç tane tanımadığı akrabası ortaya çıkar bir bilseniz..

İnanmazsanız, geleceğin Messi’si diye gösterilen o çocuğa sorun!

Bir de şu var tabii..

Avrupa’da veya sporda ileri ülkelerde, sporla uğraşan gençlere özellikle tam burs veriliyor! Gençler spora teşvik ediliyor..

Bir nevi ‘Sosyal Sorumluluk Projesi’ olarak görülür spor!

Oysa, bizde öyle mi..?

Gelsin bir çocuk “Ben var ya ben, çok iyi top oynarım” diye..

Bi dayak yemediği kalır..

Seçmeli dersini sorarlar adama..

Türkiye’de ders durumuna göre burs verilir, çoğu da aldatmacadan ibaret yarı burs.

Önce fiyata bindirim yaparlar, sonra “Derslerindeki başarıdan dolayı şu kadar burs verdik” derler.. Yersen..! Çoğu veli yemez de yemiş gibi gözükür maalesef..

Kısacası, çocuk ders çalışmaktan spora vakit ayıramaz ki..

Sonra da derler ki “Türkiye’de yabancıların yüzünden futbolcu yetişmiyor”!

(Ah omega 3 ah! Biliyor musun, bunların hepsi az balık yemekten)

Hadi, diyelim ki çok topçun var! Misal bu ya..

Ancak, adını bile bilmediğiniz takımlar da top koştururlar da keşfedeni yoktur o çocukların!

Keşfedilse bile PAZARLANMASI LAZIMDIR..!

Maalesef futbolun patronlarının önüne, menajerlerin getirdiği oyuncular vardır.

Çünkü kontrat yapılmıştır, komisyon alınacaktır..

Yıkacaksanız, bu düzeni yıkacaksınız..

Afrika’dan çıkıyor da Anadolu’dan mı çıkmıyor yani futbolcu..

Hadi canım, geçin efendiler geçin..

Takıma yerli oyuncu daha fazla alınca, dünya futbolu ile boy ölçüşemezsin..

Önemli olan, kaliteli oyuncu yetiştirmektir..

İstersen ilk 11’in tamamını yerli yap, dünya futbolunda “YERLER” adamı bunu bilesin..

Hapur hupur yerler ona göre..

Efendim “Milli Takım oyuncu sıkıntısı çekiyormuş”..

Geçin efendiler, geçin..

Bilinsin ki, 1970 model arabayla dünya turu atılmaz artık..

Ekerseniz tarlaya iyi tohumu, elbette elde edersiniz iyi mahsulü..

Ne ekeceğinizi bilecekseniz ama..

Yoksa, “Tarlaya ektim soğan, bitmedi yeni doğan” diye daha çok türkü söylersiniz..!!

Neyse bu serin gecede OC ufak ufak kaçar..

En Kalbi Muhabbetlerimle..

Ben CAN; Orhan Can..