Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Konuk Odası
Sosi CindoyanSosi Cindoyan

Okul ders verdi, hayat öğretti...

19 Ocak 2014, Pazar - 23:51
Yıllar, yıllar ne çabuk geçti derler. Ben aynı şekilde düşünemiyorum. Yıllar, saydıra saydıra, güldüre güldüre, ağlata ağlata, mutlulukla, mutsuzlukla, keyifle, hüzünle, heyecanla beklete beklete, üzerek, sevindirerek, aşkla, meşkle, sevgi ile geçti. Gözyaşlarımızla yıkandığımız, duygularımızla beslendiğimiz, yeteneklerimizle huzur bulduğumuz iniş çıkışlarımızdan kah sevindik, kah yıkıldık ama bu hayata emek verdik, gücümüzü aklımızla yönlendirdik, yaşam sevincimizi yürekliliğimizden ve en çok da inancımızdan aldık.
Bugün benim için duyguların yükseldiği bir gün. Yıllardan sonra ve yıllardır kendilerinden haber bile alamadığım liseden arkadaşlarımla birlikte yemekte olabilmenin mutluluğunu ve hüznünü yaşadım. Orada olabildiğim için şükrettim ama bizlerden ebediyen ayrılan sınıf arkadaşlarımın, emeği geçen tüm öğretmenlerim ve okulu okul yapan rahibeleri sanki yanımda hissettikçe hüznümü belli etmemek için zorlandım.
Notre Damede Sion’lu olmak ancak menekşeleri üniformaya takmakla gerçekleşir. Son sınıf öğrencilerine Violette=Menekşe denirdi. Violette’ler örnek öğrenci olmanın saygınlığını yaşarlardı. Onlar ablaydı. Onlar bir yola koyulmuşlar ve yürüyerek, koşarak, çeşitli dönemeçlerden geçerek nihayet yolun sonundaki bir buket menekşeyi hak etmişlerdi. Benim mor rengine olan tutkum, o renge ulaşabilmek gayretinden kaynaklanıyor olabilir mi dersiniz?
Katı bir disiplinle eğitim almak beni okuldan uzaklaştırmadı, aksine geçimli bir insan olmama yardımcı oldu. Ne mutlu bizlere ki yıllarca bize güzel duygular aşılandı. İyiyi güzelden ayırabilmemiz öğretildi. Keşke her sabah sınıfa girdiğimizde karşılaştığımız “günün not” larını, o güzel eğitici sözleri not edip saklasaydım, belki şimdi davranış bozukluğu olan insanlara okutabilirdim. Faydası olur muydu acaba?
Bizler organize olmayı öğrendik, protokolü bildik ve sadece iliklerimize kadar disiplinli olmadık, bunu çevremize de aşıladık. Örneğin ben on yıl yönetip, yönetmenliğini de yaptığım çocuktan çocuğa PATİL Çocuk Tiyatrosu Grubundan geçen yüz oyuncuma disiplin aşılamaya gayret ettim. Şimdi birçok ailenin teşekkürleri beni onurlandırıyor.
Bilginin yanı sıra okul yılları bize sorumluluk duygusu aşıladı. Verilen görevi,  yapabileceğimiz en iyi şekliyle tamamlamayı öğretti ki biz bunu hayata da uygulamadan yaşayamadık. Çözümleyici olduk. Sorunların karşısında kadercilik yapıp zordan kaçmadık, bir yol aradık, kör düğümleri çözmeye çalıştık. Boşa vakit geçirmemeyi, zamanı güzel kullanmayı öğrendik.
Her şey bu kadarla da kalmadı. Görüyorum ki her gün insanlık adına öğreneceğimiz çok şey var. Örneğin bugün hocalarımızı anarken, edebiyat hocamız sevgili Leyla Çiniliden bahsetmeden o masadan kalkmamız mümkün değildi. Leyla Hanım öğrencilerine sevgi ile yaklaşan, ders anlatırken, şiir okurken her bir cümleyi her bir mısraı yaşayan, doğru Türkçe konuşan, duyguları doruğunda yaşayan ve yaşatan bir edebiyatçıydı. Leyla Hanımda bir manken güzelliği yoktu fakat güzel ve anlamlı yüzünde konuşmadan yüreğindeki fırtınaları, sevinçleri, heyecanları anlatabilecek bir yeteneği vardı. Leyla Hanım, ses tonuyla, edasıyla, giyimiyle, tam bir kadındı. Saygıdeğer eşi  ve meslektaşı Orhan Çinili ile çok iyi anlaştığını ima ederken bir gün başka bir Beyle hayatını birleştireceğini öğrendik ve yakışıklı bir Beyle tanıştık. Leyla Hanım yine mutluydu fakat belli ki kalbi ayrı çarpıyor, mantığı ayrı işliyordu.  Orhan Beyi hiçbir zaman şefkatinden mahrum etmedi. Bugün öğrendim ki yıllar sonra Orhan Bey daha da yaşlanınca Leyla Hanımı evlat edinmiş. Leyla Hanım ve eşi de hastalıkta Orhan Beyi kendi evlerinde bakmışlar.
Bu hikâyede yalnızca insanlık var. Kendi çıkarları için eşin hayatını engellememek var.  Bir insanı kaderi ile baş başa bırakmamak var. Karşılıklı minnet borcu var. Belirli bir seviyedeki insanların fikir beraberliği, insanca yaklaşımları var.
Tabii ki tüm bu duygular karşılıklı sevgi ve saygıdan kaynaklanır ve kesinlikle hak edene, değeri ölçüsünde onurluca yapılır.
Şimdi onlar nur içinde yatıyorlar. Işıklarda olsunlar.