Sevgi ve ışıkla yazan kalemler...
Çemberin dışı
Cenk UrasCenk Uras

Ofsayta düşmese, gol olurdu, gol...

13 Şubat 2013, Çarşamba - 14:13
Rakipler savunma ağırlıklı,
Sol kanattan yapılan ortaya sert bir kafa
Ve feleğin bakışları
Yaşam alanı dışına çıkıyor içimdeki heyecan
Çevremdeki insanları -bi gidin!- diye uyardım
Ruhumu ise ömrümün ormanına gönderdim...
Yaşamın başlama düdüğü çalınalı kırk iki yıl geçmişti
Canımın sıkılması için fazla fazla yetmişti
Seyirciler hala güzel bir hareket olacak diye bekliyorlar
Yok hareket dağılın
Dağılmadılar…
İşte yine azalttım herşeyi
Ne kaldıysa geride, döküverdim ortaya
Umursamaz mıydım?
Ne bileyim, belki..

Yapıştırdı soruyu kalabalık arasından biri;
ruhumda kıpraşan çocuğun
can teline...
O golü nasıl kaçırdın, söyle?
Bu soru ile birlikte başladı kalabalığın sıradanlaşması
Kalabalığı, düşlerimin ulaşılmaz kuytu köşelerinden çıkartarak
bildik bir salı akşamına tıkıştırdım..
İnsanlar alt alta, insanlar üst üste
Siz susun!
Hepiniz susun!
Ben soracağım.
Bu orman hepimizi yutacak.
Her yanımızda zehirli otlara benzeyen canlılar,
Bizi dallarına asmaya çalışan ağaçlar,
Takılıp düşmemizi bekleyen böcekler,
Mutluluk bir kez olsun bir ağacın dalına asılı olsa
Koparıversek kolayca
Hep kuş kanadına mı saklanmak zorunda
Gol evladım gol!
O babacan adalet dağıtıcısı şimdi hangi çamurunun altında?
Kimbilir!
Düşüncelerinize giydirdiğiniz koyu renk gömlekler
saklayamaz kirlerinizi...
İki numara da büyük de alsanız potinlerinizi,
olmaz hayallerinize, mevsimi geçerse..
Yürekleriniz çıplak sizin
Üşüyorsunuz!
Hepiniz ormandasınız
Farkında mısınız?-

Yalnızlığımı karşımdaki kalabalığa bulaştırmış olmanın rahatlığı
“Sorun! dedim bir kez daha.
Sordu içlerinden biri:
O golü nasıl kaçırdın sen yine de onu söyle?.”

Ofsayt Osman ve onun gibileri unutamayanlar hatırına
Sustum.